İbn Kerrâm (806 – 869) Horasan ve Mâverâünnehir’de ortaya çıkan Kerrâmiyye fırkasının kurucusu.

İbn Kerrâm (806 – 869) Horasan ve Mâverâünnehir’de ortaya çıkan Kerrâmiyye fırkasının kurucusu.

4 Eylül 2018 0 Yazar: admin

Horasan ve Mâverâünnehir’de ortaya çıkan Kerrâmiyye fırkasının kurucusu.

Büyük ihtimalle 190 (806) yılında Sicistan’ın Zerenc şehrinin bir köyünde doğdu. Arap asıllı olduğu belirtilen babası Kerrâm (Kerâm, Kirâm) Benî Nizâr’a, bazılarına göre ise Benî Türâb’a mensuptur (Sem’ânî, V, 43-44; Zehebî, Mîzânü’l-iʿtidâl, IV, 21-22). İlk eğitimini köyünde alan Muhammed tahsil için Horasan’a gitti. Nîşâbur’da uzun süre yanında kaldığı Mürcie âlimi ve zâhid Ahmed b. Harb’den faydalandı, zühdle ilgili görüşlerinde onun tesirinde kaldı. Ayrıca diğer bazı hocaların derslerine devam etti. Ali b. İshak el-Hanzalî es-Semerkandî’den Muhammed b. Sâib el-Kelbî’nin Muhammed b. Mervân tarikiyle gelen tefsirini okudu. Daha sonra Belh’te Mürciî İbrâhim b. Yûsuf el-Mâkiyânî’den, Merv’de Ali b. Hacer’den, Herat’ta Mürciî Abdullah b. Mâlik b. Süleyman’dan öğrenim gördü. Mürcie adına hadis uyduran Ahmed b. Abdullah el-Cüveybârî ve Mürciî Muhammed b. Temîm el-Faryâbî’den çok sayıda hadis rivayet etti (İbn Hibbân, I, 142; II, 306).

Kaynaklarda genellikle Mürcie’nin mensubu veya kollarından Kerrâmiyye’nin kurucusu diye gösterilen, bazı eserlerde ise Mürcie kelâmcısı yahut Mürciî bir zâhid olarak tanıtılan Muhammed b. Kerrâm (Zehebî, el-ʿİber, I, 366; İbnü’l-İmâd, II, 131) öğrenimini tamamladıktan sonra gençlik yıllarını Sicistan’da geçirdi. Amelî konularda diğer Mürciîler gibi Ebû Hanîfe’nin fikhî görüşlerine bağlı kaldı. “Ümmetimden Ebû Hanîfe isimli biri çıkacak ve Allah onun vasıtasıyla sünnetimi yenileyecek” meâlindeki hadisi (Zehebî, Mîzânü’l-iʿtidâl, I, 106) Ahmed b. Abdullah el-Cüveybârî’den rivayet etti. Bu arada İbrâhim b. Muhammed b. Süfyân, İbrâhim b. Haccâc, Muhammed b. İsmâil b. İshak, Ahmed b. Muhammed b. Yahyâ ed-Dehhân ve daha pek çok kimse onun derslerine devam edip kendisinden rivayette bulundu (İbn Asâkir, XV, 878; Sem‘ânî, V, 44). Kendini ibadete vermesi geniş bir kesimin etrafında toplanmasına vesile oldu. Özellikle zühd, tecsîm ve teşbihle ilgili görüşlerini Muhammed b. İsmâil b. İshak’ın rivayet ettiği söylenir (a.g.e., V, 42-43).

Sicistan valisinin dinde bid‘atlar ortaya koyduğu gerekçesiyle Muhammed b. Kerrâm’ı öldürtmek istediği, fakat taraftarlarının fazla olması sebebiyle sürgün etmekle yetindiği belirtilmekte (Sübkî, II, 306), ancak vali tarafından ona isnat edilen bid‘atların neler olduğu bilinmemektedir. İbn Kerrâm, Sicistan’dan çıkarılmasının ardından fikirlerini Gûr, Garcistan (Gazne) ve Horasan’ın kırsal kesimlerinde köylüler arasında yaymaya devam etti. Buralarda ayrıca ashâbü’l-hadîs ile Şîa’nın düşüncelerine karşı mücadele verdi (Bağdâdî, s. 215-216; Şehristânî, I, 45). Garcistan’da bulunduğu sırada âbid görünümüyle pek çok kimseyi kendisine bağladı. Bazı taraftarlarıyla birlikte Nîşâbur’a geldiğinde özellikle cahil ve ezilmiş köylüler onun fikirlerini kolayca benimsedi (Bağdâdî, s. 216; İsferâyînî, s. 100; Bosworth, L/1 [1968], s. 6).  yazının devamı.