Devletler

Avrupa Hun İmparatorluğu (370 – 470)

  • AVRUPA HUN DEVLETİ
    Başkent Etzelburg olmak üzere kuruldu.
    Asya’daki Büyük Hun İmparatorluğumun zayıflaması üzerine M.Ö. 48 ve M.S. 93 yılları arasında Batı Türkistan sahasına, özellikle Güney ve
    Kazakistan bozkırlarına göçler oldu, bölgedeki Türk nüfusu arttı.
    Bunlar daha önce gelenleri İtil (Volga) nehrine doğru ittiler. Cim ve Yayık ırmakları civarı iki yüzyıldan fazla Hun boylarına yurtluk yaptı.
    Türk boyları çok kalabalıklaştıkları için otlakların yetersizleşmesi üzerine kendilerine yeni vatan aramaya başladılar.
    Bazı Hun grupları İtil nehrini aşarak 330-350 tarihleri arasında Kafkasların kuzeyindeki Kuban ve Terek nehirleri arasındaki bozkırları istilâ ettiler.
  • Balamir Dönemi (378-410)
    Kurucusu BALAMİR’dir.
    Balamir önderliğinde Hun kitleleri, Hunlar Balamir önderliğinde 374-375 tarihinde Karadeniz’in kuzeyinden batıya İtil nehrini hızla geçerek batıya doğru ilerleyerek kısa sürede Tuna boylarına ulaşmıştır.(375) Önce Alanları yerlerinden ederek batıya doğru ittiler.
    Avrupa Hunları’nın batıya yönelmesi sonucu ağır bir mağlubiyete uğratılan ve ordusu dağıtılan OSTROGOTLAR(doğu gotları) kralı Ermanarik, savaş meydanında intihar etti. Mağlup Ostrogot kitleleri dağınık bir vaziyette geri çekilirken Prut nehri boylarındaki Vizigotları (Batı Gotları) yerlerinden oynattılar. Yerlerini terk etmek zorunda kaldılar. Neticede Avrupa tarihindeki meşhur Kavimler Göçü başladı. Kavimler Göçü sırasında Türkleri Avrupa’ya Balamir taşımıştı.
  • Çok kısa bir zaman içinde Balkanlar, Pannonya, İtalya, Galya, İspanya ve Kuzey Afrika yabancı kavimlerin hücumlarına sahne oldu.
    Hunların savaş tekniği ve askerî usulleri karşısında Avrupalı kavimler
    dehşete düştü. Basık ve Kursık liderliğindeki bir Hun grubu, 395-396 yıllarında Kafkaslardaki Derbent ve Daryal geçitlerinden geçerek Anadolu’ya akın yaptılar. Doğu Anadolu’ya girerek, Erzurum, Malatya ve Çukurova’ya kadar ilerlediler. Antakya ile Urfa’yı kuşatıp, Suriye’ye girdiler; Kudüs’e kadar uzanıp geri göndüler. Doğu Anadolu’ya akınlar yaptıktan sonra Urfa’ya kadar ilerlediler. Hunların bu akınlarından dolayı Urfa başpiskoposu Efraim “Bunlar Yecüc Mecüc kavmidir. Küheylânlarının üzerinde fırtına gibi giderler. Geriye dönüp ok atarlar” demiş ve Türkler hakkında daha sonraları birçok hayal ürünü hikâye ve efsanenin doğmasına sebep olmuştur.
  • Uldız Dönemi (378-410)
    Balamir’de sonra başa Uldız (Yıldız) geçmiştir.
    400 yılı civarında Karpat Dağları mıntıkasına geldiklerinde başlarında Uldız bulunan Hunlar, onun idaresinde batıya doğru ilerlemeye başladı. Bunun zamanında Avrupa Hunları 2 kol halinde hareket etmişlerdir. Bunlardan bir kol Avrupa’ya Roma topraklarına,
    Diğer bir kol Kafkaslar üzerinden Anadolu’ya girdi.
    TÜRKLER ilk KEZ ANADOLU’ya ayak basmışlardır.
    Devletin ağırlık merkezi İtil’den Orta Avrupa’ya kaydı.
    Hunlar, Tuna’ya ulaşınca Kavimler Göçü’nün ikincisi başladı.
    Bu arada, Batı Roma İmparatorluğu ile dost olan Uldız, 406 yılında Gotların ve diğer yabancı kavimlerin elinden Batı Roma’yı kurtardı.
    Avrupa Hunları’nın geleneksel politikasının temellerini atmıştır.
    2 aşamalı bu politika; Doğu Roma’yı baskı altına alıp, etkisiz hale getirmek, Batı Roma üzerine yürümek, iyi ilişkiler kurmak, Rua Dönemi (422-433) 410’larda Uldız ölünce Hunların başına geçen Karaton geçti. Karaton daha çok devletin doğu işleriyle uğraştı.
    422 sonrası Hunların başına Rua, Oktar, Muncuk isimlerinde üç lider geçti. Bunların arasında Rua’nın pozisyonu daha ileriydi.
    Onun orduları Orta Tuna ve Tissa havzalarını ele geçirerek buralardaki Germen ve Slav kavimlerini itaat altına aldı.
    V. yy. ortalarına doğru Orta Avrupa’dan Hazar Denizi’nin doğusuna kadar uzanan bir Hun Devleti ortaya çıktı.
    Rua, 433de ölünce Hunların başına Muncuk’un oğulları Attila ve Bleda geçti.
  • Atilla Dönemi (433/445-453)
    433 yılında ölünce Hunların başına Muncuk’un oğulları Attila ve Bleda geçti. İki kardeşin idaresi on bir yıl kadar sürdü. Bu devirde Hun mezarlarının soyulması üzerine Doğu Roma seferine çıkıldı.
    Balkanlardaki Bizanslılara ait kalelerin çoğu Hunların eline geçti.
    445 yılında Bleda ölünce Attila tek hâkim oldu.
    Devletini genişleterek doğuda Aral Gölü’nden, batıda Ren nehrine kadar otuzdan fazla kavmi hâkimiyeti altına aldı.
    Doğu Roma’ya karşı savaşlara girişerek Lüleburgaz’a kadar geldi.
    447’de çıktığı büyük Balkan seferinde Doğu Roma İmparatoru Theodusius’u bozguna uğrattı. Harp tazminatı ve yıllık vergi almak karşılığında onunla barış yaptı.
  • Avrupa Hunları’nın en parlak dönemi, En ünlü hükümdarları ATİLLA’dır. Atilla babadan oğula geçen bir hükümdarlık sistemini devreye koymuştur Batı Roma üzerine gidebilmek için D.Roma’nın hakimiyetindeki Balkanlar’da güvenliğin sağlanması gerektiğini düşünmekteydi. Bu amaçla Balkanları baskı altında tutmaya çalışmış, bu bölgede peş peşe seferler düzenlemiştir. Doğu Roma İmparatorluğu’nu tamamen etkisiz hâle getiren Attila, Batı Roma
    üzerine yoğunlaşmıştır. Doğu Roma İmp. tarafından esir edilen veya çeşitli sebeplerle bu ülkeye sığınan Türkler bu iki devlet arasında sorun teşkil etmiştir. 434 yılında Doğu Roma İmp. iki devlet arasındaki sorunların görüşülmesi için Atilla’ya başvurmuş ve bir heyet göndermiştir. Bunu fırsata çeviren Atilla Doğu Roma heyeti ile tarihe Margos Barışı olarak geçen bir antlaşma imzalamıştır. Margos Kalesi’nin tam karşısında ve Tuna’nın kuzey kıyısında bulunan Konstantia surları önünde yapıldığı için bu anlaşmaya Konstantia Barışı da denilmektedir.
  • Hunlar, Avrupa tarihinde çok derin tesirler bıraktılar. Her şeyden önce kavimler göçüne yol açarak etnik açıdan bugünkü Avrupa milletlerinin temelini attılar. Hunlar sayesinde Avrupa, estetik açıdan bozkır sanatını tanımış oldu. Batı Roma İmparatorluğu gibi büyük bir devletin tarihe karışmasına ve İtalya’ya yabancı kavimlerin yerleşmesine sebebiyet verdiler. Neticede Roma-Germen siyasi oluşumu başladı. Bunun yanında köylünün ve güçsüzün korunmasına yönelik şövalyelik ruhunun doğmasına sebep olan Hunlar, askerî açıdan Türk ordusunun tesirlerini Ortaçağ boyunca yaşayacak şekilde Avrupa milletlerine aktardılar.
  • Attila’nın 453 yılında bir düğün gecesinde ölümü üzerine yerine oğlu İlek geçti. Ancak, Batı Hun Devleti artık çözülmeye başlamıştı. Gerek o ve kardeşleri arasındaki taht mücadeleleri, gerekse Germen kitlelerinin bağımsızlıklarını ilân etmek için harekete geçmeleri kısa zamanda devletin dağılmasına yol açtı. İlek, Gepid kralıyla yaptığı savaşta öldürüldü. Dengizik, 468 yılında Bizanslılara yenildi ve esir düştü. İstanbul’a getirilerek idam edildi. Attila’nın en küçük oğlu İrnek kendisine bağlı bazı gruplarla Karadeniz’in kuzeyine döndü. Ona bağlı gruplar buradaki Ogur Türklerine karışarak Bulgarları meydana getirdiler.
  • Attila’dan sonra yerine oğulları İlek, Dengizik ve İrnek geçmiştir.
    Ancak onlar devleti babaları kadar iyi yönetememişlerdir.
    Başa önce Ilek geçti Germen isyanıyla uğraşırken öldü ve Germenler Hun devletinde ayrıldı.(454) Onun, yerine geçen Dengizik imparatorluğu ayakta tutmak için çok mücadele verdi.
    Doğu Roma ile yaptığı mücadelede hayatını kaybetmiştir. (469)
    Başa geçen Irnek Orta Avrupa da tutunamayacağını anlayınca önce
    Karadeniz’in batı kıyısına döndü. Buda Bulgar ve Macar devletinin doğmasına neden oldu. Hunlar günümüzde Macarların atalarıdır diyebiliriz. Böylece Avrupa Hun devleti yıkılmıştır. Hunlar zaman içerisinde Hıristiyanlaşarak benliklerini yitirdiler. Kaynak Dr. İsmail BAYTAK

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir