Devletler

Karya/Karyalılar (MÖ:1.150-547)

Karya, Ön Asya’da Türkiye’nin güneybatısında bir antik dönem yerleşkesidir. Kuzeyinde Menderes Ovası, batı ve güneyinde Ege Denizi, doğusunda da antik çağ ismiyle İndos ovası ve Dalaman Çayı ile çevrelenmiştir.
Araştırmacılar, Karya’nın ilk sakinlerinin, zamanla Karyalılar diye adlandırılacak olan yerli Leleg halkı olduğunu belirtmektedir. Karyalılar’ın geliştirdiği kendilerine özgü kültürün başlıca örneklerini Hint-Avrupa ailesine mensup dilleri ile mimari, resim ve heykel gibi alanlarda gösterdikleri özgünlükte gözlemlemek mümkündür.
Karya ve Karyalılar’dan Homeros da dahil birçok antik dönem kaynağında bahsedilse bile bu toplumun en eski devirlerdeki seyri pek iyi bilinmemektedir. Arkeolojik kaynaklar, bizi öncelikle ‘Karya’nın altın çağı’ yani MÖ 4.yüzyıl hakkında bilgilendirmektedir. Bu dönemde, Karya, kuzeyde Lidya ve İyonya, doğuda Likya ile beraber büyük bir satraplığa mensup olup Pers İmparatorluğu’na dahildi. MÖ 4.yüzyılın hemen başında Büyük Pers Kralı buraları özerk satraplıklara bölmeye karar verdi ve böylelikle Karya, tarihinde ilk defa kendi ismi altında bir araya gelmiştir. Aslında kral, Karya’ya yalnızca göreceli bir özgürlük vermekle kalmamış, aynı zamanda alışılageldiği gibi satraplığın başına kendi yakınlarından birini atamayıp bugünkü Milas yani Mylasalı yerel bir hanedan olan Hekatomnos’u destekleyerek Karya’ya müthiş bir fırsat sunmuştur. Bu savaş kumandanı, meşhur Mausolos’un da mensubu olduğu Hekatomnos Hanedanlığı’nı kurmuştur.
Hekatomnoslar, hem Pers İmparatorluğu satrabı hem de Karya Kralı sıfatlarını lehlerinde kullanmayı çok iyi becermişlerdir. O zamana kadar küçük prensliklere bölünmüş bölgeyi merkezileştirmek, ilişkileri güçlendirerek ekonomiyi geliştirmek için (bu çerçevede başkent Mylasa’dan Halikarnas’a taşınmıştır) çift koldan hareket etmişlerdir. Siyasal çizgilerini muğlak tutarak Pers ve Grek tarafları ortasındaki coğrafi konumlarından iyi şekilde faydalanmayı bilmişlerdir. Karyalılar, Pers İmparatorluğu yöneticisi olup Helen Kültürü takipçisidir ve çoklukla Helenizm’i övmeleriyle bilinirler.
Tüm bu özellikler ; uzman, arkeolog, nümismat, yazıt bilimci ve tarihçileri bölge ve halkıyla ilgilenmeye sevk etmiştir. Bu konuda Fransızlar, özellikle Charles Texier gibi kazı alanlarını ilk defa haritaya döken ya da 1847’de çalışmalarının yayımlanmasıyla uluslararası bilim sahnesinde bölgenin barındırdığı olağanüstü kalıntıların tanıtılmasını sağlayan Philippe Le Bas gibi XIX. yüzyıl bilginlerinin seyahatleriyle başı çekenler olmuşlardır. Bir sonraki yüzyılda Fransızlara kendileri kadar etkin İngiliz ve İtalyan araştırmacılar katılmıştır. Alfred Laumonier’nin Karya’da yerel inançlar isimli temel çalışması ve de Louis Robert’in son derece zengin kaynakçası halen kabul görmektedir.
Bu öncü araştırmaların ardından Karya’da birçok saha çalışması gerçekleşmiştir. Arkeolojik ve yazıt bilimsel yüzey araştırmaları, kazılar, dil ve coğrafya yönelimli çalışmalar, bugün Karya kültürünün büyük bir parçasını yansıtmaktadır. Yüzyıldan kısa süren Hekatomnos Devri’nin mirasçısı bu kültür bölgenin karmaşık tarihi bakımından bir temel teşkil etmiştir. Kaynak Dipnot

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir