Hükümdarlar

I. Mahmud (1730-1754)

MAHMUD I
محمود
(ö. 1168/1754)
Osmanlı padişahı (1730-1754).

3 Muharrem 1108’de (2 Ağustos 1696) Edirne’de doğdu. II. Mustafa’nın büyük oğlu olup annesi Sâliha Sultan’dır. Çocukluk yılları Edirne’de geçti, ilk eğitimini burada almaya başladı. Hocalığını Şeyhülislâm Seyyid Feyzullah Efendi’nin oğlu İbrâhim Efendi yaptı (Anonim Osmanlı Tarihi, s. 146). Babasının tahttan indirilmesiyle sonuçlanan (1115/1703) Edirne Vak‘ası’nın ardından kardeşleriyle birlikte İstanbul’a getirildi. 1117 (1705) yılında kardeşleriyle beraber sünnet edildi (Silâhdar, II, 220). Genellikle kuyumculukla uğraştığı yirmi yedi yıl süren kafes hayatının ardından Patrona Halil İsyanı neticesinde III. Ahmed’in tahttan feragati üzerine 19 Rebîülevvel 1143’te (2 Ekim 1730) padişah oldu. Kendisine ilk biat eden amcası III. Ahmed’in devlet idaresini bizzat eline alması ve kimseye güvenmemesi hususunda ona öğüt verdiği belirtilir (Destârî Sâlih Târihi, s. 16).

I. Mahmud, hükümdarlığının ilk haftalarında âsi reislerinin taleplerini yerine getirmeye özen gösterdi. Sadece yüklü nakitlerle yetinip herhangi bir memuriyet istemeyen Patrona Halil ve yandaşları şeyhülislâmlık ve kazaskerlik görevlerine, başta yeniçeri ağalığı olmak üzere önemli ocak ağalıklarına kendi adamlarını, sadrazamlığa da Silâhdar Mehmed Paşa’yı getirttiler. Ayrıca Nevşehirli Damad İbrâhim Paşa zamanında konulan bazı vergileri kaldırttılar. Âsilerin Lâle Devri’nde zevk âlemlerine mekân olan Kâğıthane ve Sâdâbâd’daki köşkleri yıkma istekleri de I. Mahmud tarafından kabul edildi (Subhî, s. 38). Devlet âdeta Patrona Halil’in vesayeti altına girdi ve Etmeydanı’ndaki kırk dokuzuncu cemaatin bulunduğu odadan yönetilir oldu. Bu sebeple padişah öncelikle Patrona Halil ve yandaşlarından kurtulmak istiyordu. Güvenilir adamları vasıtasıyla asker ileri gelenlerini kendi safına çekmeyi, Patrona Halil’in nüfuzunu kırmayı, ardından da onu sarayda yapılan toplantıya çağırıp ortadan kaldırarak vaziyete hâkim olmayı başardı. Bu arada Patrona Halil yanlısı binlerce Arnavut’un muhtemel ayaklanmasına karşı tedbir alındı. Birkaç ay sonra yeniçeri ve cebecilerin katılımıyla başlatılan isyan hareketi şehir halkının desteği sayesinde başarısız kaldı. Olaylara karışan yeniçerilerle Boşnaklar ve Arnavutlar İstanbul’dan uzaklaştırıldı. 29 Safer 1144’teki (2 Eylül 1731) bir başka ayaklanma girişimi de engellendi. İstanbul’da sıkı bir disiplin uygulayan padişah asayişe yönelik tedbirler aldı; kadınların kıyafeti, fuhuş, esnafın denetlenmesi, narh meseleleri gibi toplumsal olaylarla yakından ilgilendi. Bu ilk faaliyetlerini yaparken de cülûsunu bildirmek için Avusturya’ya, Lehistan’a ve Rusya’ya elçiler göndermişti. yazının devamı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir