I. Mehmed (1413-1421)

I. Mehmed (1413-1421)

15 Ekim 2018 0 Yazar: admin

MEHMED I
محمد
(ö. 824/1421)
Osmanlı padişahı (1413-1421).

788 (1386) veya 789 (1387) yılında dünyaya geldi. I. Bayezid’in Devlet Hatun adlı bir câriyesinden doğma dördüncü oğludur. “Çelebi” veya Yunanca krytsez (genç efendi) kelimesinden gelen “Kirişçi” lakabıyla tanınır. Fetret devrinde kardeşi Süleyman (1402-1411) ve Mûsâ (1411-1413) Edirne’den Rumeli topraklarını kontrol ederken 804-816 (1402-1413) yılları arasında Anadolu’da Tokat, Amasya ve Bursa’ya hâkim olmuştur. 805-806 (1403-1404) ve 813-816 (1410-1413) yıllarında Batı Anadolu ve Bursa’yı hâkimiyeti altına almış, kendi hükümdarlığı döneminde Osmanlı Devleti’nin iki parçasını birleştirmeyi başarmıştır.

801 Şevvalinde (Haziran 1399) Amasya, Tokat, Sivas ve Ankara’yı da içine alan, daha önce Eretna hânedanının toprakları olan Rum vilâyetine vali olarak gönderildi. Ertuğrul (ö. 802/1400), Mustafa (804 [1402] yılında Timur tarafından yakalanıp Semerkant’a götürüldü [Enverî, s. 90]), Süleyman, Mûsâ, Îsâ ve Kasım adlı altı kardeşi vardı. 804’te (1402) Mûsâ babasıyla birlikte Timur tarafından yakalandığında Kasım Bursa’daki sarayda bulunuyordu. Süleyman, Îsâ, Mehmed ve Mûsâ ise “dârüssaltana” olarak kabul edilen Bursa’yı ve Rumeli’nin merkezi Edirne’yi ele geçirmek için birbirleriyle mücadeleye giriştiler.

Timur’un İzmir kuşatması esnasında (6 Cemâziyelevvel – 10 Cemâziyelâhir 805 / 2 Aralık 1402 – 5 Ocak 1403) Süleyman’a Boğaz’ın öte yakasındaki topraklar üzerinde hâkimiyetini belirleyen bir yarlık verildi (Şerefeddin, s. 424). Kütahya’ya görüşmek üzere çağrılan Mehmed ise bu emre itaat etmedi veya edemedi. Tokat ve Amasya bölgesindeki Türkmen beylerine karşı Mehmed’in ilk faaliyeti, bazı Osmanlı tarihleri içinde yer alan Menâkıbnâme’de (Neşrî, II, 423-551) destansı bir üslûpla anlatılmıştır. Hükümranlığını kabule karşılık olarak bu beylerin topraklarındaki mülkiyeti kendisinin tasdik etmesiyle neticelenen bir uzlaşmanın söz konusu olduğu görülmektedir. İleride Osmanlı merkeziyetçiliği yeniden tesis edildiğinde mirasa dayalı bu mülk-timar konusu önemli bir problem haline gelecektir. Bu mahallî hânedanların kontrolündeki Türkmen veya Tatar kuvvetleri Mehmed’in ordusunda önemli bir güç oluşturuyorlardı. 816’da (1413) Mûsâ’ya karşı olan savaşta yanında Tatar ve Türkmen tümenleri vardı (a.g.e., II, 512-513).

Kara Devletşah, Kubad-oğlu, Mezid Bey ve Taşan ailesi (bu ailenin menşei hakkında bk. Esterâbâdî, s. 397), Ankara Savaşı’ndan sonra Timur’un hükümranlığını kabul eden ve Osmanlı hâkimiyetine meydan okuyan yerel hânedanlardı. Mehmed de Timur’un hükümdarlığını kabul etti ve böylece Tokat, Amasya bölgesindeki hükümranlığını meşrulaştırdı. Burada rakiplerine karşı otoritesini kurma mücadelesinde ulemâ ve şehir eşrafı tarafından desteklendiği görülürken (Amasya Târihi, III, 157-198) yerel beylerin Tatar ve Türkmen tâbileriyle ona karşı ne prestijleri vardı ne de bunlar Osmanlı şehzadesinin sahip olduğu meşruiyeti haizdi. yazının devamı.