Hükümdarlar

III. Osman (1754-1757)

OSMAN III
عثمان
(ö. 1171/1757)
Osmanlı padişahı (1754-1757).

1 Receb 1110’da (3 Ocak 1699) Edirne Sarayı’nda doğdu. Babası II. Mustafa, annesi Şehsüvar Vâlide Sultan’dır. Babasının Edirne Vak‘ası ile (1703) tahttan indirilmesinin ardından Topkapı Sarayı’nda Şimşirlik Dairesi’ne gönderildi. Buradaki diğer şehzadelerle birlikte 22 Zilhicce 1116’da (17 Nisan 1705) gizlice sünnet edildi. Zilkade 1124’te (Aralık 1712) Edirne’ye giden III. Ahmed’in maiyetindeki şehzadeler arasında yer aldı. Ayrıca daha sonra padişahın şehir içi ve şehir dışındaki gezilerinde bulundu. Ağabeyi I. Mahmud’un 1 Ekim 1730’daki cülûsuyla beraber tahtı bekleyen en büyük şehzade oldu. Elli üç yıl süren bu dönemle ilgili olarak “pîştahta” adı verilen taşınabilir küçük yazı masaları, çekmeceler yaptığı dışında fazla bilgiye ulaşılamamaktadır.

I. Mahmud’un vefatı üzerine 28 Safer 1168 (14 Aralık 1754) Cuma günü elli sekiz yaşında tahta çıktı. Osmanlı tarihinde en uzun süreyle Şimşirlik Dairesi’nde kalan şehzadedir. Yeni padişah hutbelerde adının “sultânü’l-berreyn ve’l-bahreyn” ilâvesiyle birlikte okunmasını istedi. Tahta çıkışının altıncı günü olan 4 Rebîülevvel’de (19 Aralık) annesi Şehsüvar, Eski Saray’dan Topkapı Sarayı’na getirildi. Ertesi gün düzenlenen kılıç alayında Eyüp Sultan Türbesi’nde Şeyhülislâm Seyyid Murtaza Efendi’den kılıç kuşandı. 10 Rebîülevvel’deki (25 Aralık) ulûfe divanında hazineden çıkarılan 2394 divanî kese cülûs bahşişi emeklilerini de kapsayacak şekilde kapıkullarına dağıtıldı. Cülûs haberi için Lehistan, Rusya ve Avusturya-Macaristan’a elçiler, diğer ülkelere ise mektuplar yollandı.

III. Osman ilk icraatı birlikte çalışacağı vazifelileri seçmek oldu (Rûzmerre, vr. 1a-3a). Saltanatı boyunca sadrazamlık başta olmak üzere üst dereceli devlet görevlerinde kısa aralıklarla yaptığı değişiklikler, sadâret makamının bir önceki padişah devrinde oluşan son derece ağırlıklı rolünü azaltmaya yönelik teşebbüsler olarak düşünülebilir. Vassâf Abdullah Efendi 28 Rebîülevvel 1168’de (12 Ocak 1755) şeyhülislâmlığa, Hekimoğlu Ali Paşa da 3 Cemâziyelevvel’de (15 Şubat) sadrazamlığa getirildi. Üçüncü defa bu vazifeyi üstlenen Ali Paşa, elli üç gün sonra Ayvansaray’daki on iki saat süren yangınla beraber görevinden uzaklaştırıldı. Bu amaçla kullanıldığı ender olarak görülen Kızkulesi’nde bir gün tutulduktan sonra vâlide sultanın ricasıyla idamdan kurtuldu ve Magosa’ya sürüldü. 6 Şâban 1168’de (18 Mayıs 1755) yeni sadrazam Nâilî Abdullah Paşa ve 27 Şâban’da (8 Haziran) yeni şeyhülislâm Damadzâde Feyzullah Efendi oldu. Eski silâhdar Bıyıklı Ali Paşa’nın 16 Zilkade 1168’de (24 Ağustos 1755) başlayan vezîriâzamlığı ise altmış üç gün sürdü ve 19 Muharrem 1169’da (25 Ekim 1755) idamıyla sonuçlandı. Yaklaşık beş ay sadârette kalan Yirmisekizçelebizâde Mehmed Said Paşa’nın 1 Receb 1169’da (1 Nisan 1756) mührü devrettiği Köse Mustafa Paşa bu görevi ikinci defa üstlenmişti. Onun 20 Rebîülâhir 1170’te (12 Ocak 1757) azlinin ardından 8 Cemâziyelâhir’de (28 Şubat) mührü Halep’ten gelip teslim alan Râgıb Paşa devrin son sadrazamıdır (BA, Dîvân-ı Hümâyûn, Ruûs Defterleri, nr. 50, s. 251). Böylece padişah üç yıllık saltanatı dönemi boyunca sadrazamlığa altı, şeyhülislâmlığa dört ve kaptanıderyâlığa bir defa yeni tayin yaptı. Sadrazamların görevden uzaklaştırılma sebepleri arasında yolsuzlukla suçlanma, yalan söyleme, yangınlar ve halkın şikâyetleri bulunur. Kafes yıllarında kendisini yakından tanıdığı, padişah olduktan sonra Mısır’dan getirttiği ve 27 Zilkade 1168’de (4 Eylül 1755) Dârüssaâde ağası yaptığı Ebû Kūf / Ebülvukūf Ahmed Ağa bütün bu görev değişikliklerinde perde arkasındaki isim olarak görünür. Tarihçi Şem‘dânîzâde Süleyman Efendi sıkça yapılan değişiklikleri padişahın garip meşrebine, kimsenin onun meşrebine uygun davranamamasına bağlar (Mür’i’t-tevârîh, II/A, s. 8). yazının devamı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir