Düşünce İnsanları

Mehmed Zaîm (1532-1578’den sonra) Osmanlı tarihçisi.

MEHMED ZAÎM
(ö. 985/1578’den sonra)
Osmanlı tarihçisi.

939 (1532) yılında doğdu. Selânik’e bağlı Karaferye’de vakıflarının bulunmasından dolayı bu kasabada dünyaya geldiği tahmin edilmektedir. Tam adı bilinmeyen tarihçi, eserinde kendisini Kâtib Mehmed Bey ve zeâmet sahibi Mehmed Bey şeklinde tanıttığı için kaynaklarda Mehmed Zaîm olarak anılmıştır. Kanûnî Sultan Süleyman’ın Şikloş seferine (950/1543), İnebahtı sancak beyi Yahyâpaşazâde Ahmed Bey’in kapıcıbaşısı olan ağabeyi Pervâne Ağa ile birlikte katıldı. İstolni Belgrad’ın alınmasından sonra buranın sancak beyliği Yahyâpaşazâde Ahmed Bey’e tevcih edildi. Tevcih haberini alarak İstolni Belgrad’a gelen Ahmed Paşa’nın yanında Mehmed Zaîm de vardı. Ahmed Paşa’nın 951’de (1544) sancak beyliğinden ayrılmasına kadar Mehmed Zaîm, İstolni Belgrad’da kaldı. Kendisinin 951-961 (1544-1554) yılları arasındaki hayatına dair bilgi yoktur. Mehmed Zaîm’in 961’de (1554) Şam Beylerbeyi Tekeoğlu Mehmed Paşa’nın hizmetinde bulunduğu ve kâtipliğini yaptığı yönündeki yorumlar (Thury, II, 365; İA, VII, 612-613; Câmiu’t-tevârîh, haz. Ayşe Nur Sır, I, 78) ihtiyatla karşılanmalıdır. Tekeoğlu’nun 1553 Nahcıvan seferine önemli sayıda deve götürmesini divan kâtipliğini yaptığı Şam Beylerbeyi Hızır Paşa’ya söylediğini eserinde açıkça belirtmiş olmasına rağmen bununla ilgili değerlendirmelerde bu bilgi tersine çevrildi ve Mehmed Zaîm’in Tekeoğlu Mehmed Paşa’nın divan kâtipliğini yaptığı ileri sürüldü. Tekeoğlu Mehmed Paşa’nın Erzurum beylerbeyiliği sırasında 28 Rebîülâhir 958 (5 Mayıs 1551) tarihinde Pîrî Paşa’nın yerine Şam beylerbeyiliğine tayin edildi ve bu görevini Safer 962’ye (Ocak 1555) kadar sürdürdü. Hızır Paşa’nın Şam beylerbeyiliğine tayini ise Rebîülâhir 967’de (Ocak 1560) gerçekleşti. Ayrıca Köstendil beylerbeyi iken Şikloş seferine katılan Hızır Paşa’nın Şam beylerbeyiliği sırasında bu savaşla ilgili meşveret meclisinde anlattığı olaylara şahit olup bunlara eserinde yer vermesi (Câmiu’t-tevârîh, haz. Ayşe Nur Sır, I, 364-365) Mehmed Zaîm’in, Tekeoğlu Mehmed Paşa’nın değil Hızır Paşa’nın maiyetinde bulunduğunu doğrulamaktadır. Mehmed Zaîm’in 1556’da Sokullu Mehmed Paşa’nın divan kâtibi olduğunun belirtilmesi de (İA, VII, 612-613) tashihe muhtaçtır. Zira eserindeki ifadelere göre Mehmed Zaîm 962’de (1555) Bağdat Beylerbeyi Mehmed Paşa’nın divan kâtipliğini yürütüyordu (Câmiu’t-tevârîh, haz. Ayşe Nur Sır, I, 78-79). Mehmed Zaîm burada söz konusu kişinin Baltacı Mehmed Paşa olduğunu kaydeder (a.g.e., I, 378). Öte yandan Kanûnî’nin oğlu Şehzade Bayezid’in 1559 yılında Kazvin’de Şah Tahmasb ile buluşmasıyla alâkalı olarak Bağdat’ta duyduğu söylentileri eserine alması (a.g.e., I, 385-386), Mehmed Zaîm’in belirtilen tarihte Mehmed Paşa’nın yanında bulunduğunu ortaya koymaktadır. Daha sonra maiyetinde çalıştığı Baltacı ile beraber İstanbul’a giden müellif, paşanın ölümüne kadar hizmetinde kalmış olmalıdır. Mehmed Zaîm, ancak Baltacı’nın vefatından sonra Vezîriâzam Sokullu Mehmed Paşa’nın maiyetinde çalıştı. Onun, III. Murad’ın 22 Aralık 1574’teki cülûsu esnasında Vezîriâzam Sokullu Mehmed Paşa’nın maiyetinde kâtip olarak vazife yaptığı kendi ifadeleriyle sabittir (Mehmed Zaîm, vr. 2a). Bu görevi sırasında çevresindekilerin telkiniyle Sokullu Mehmed Paşa, III. Murad’ın cülûsunu müjdeleyen mektuplardan Diyarbekir, Halep ve Bağdat beylerbeyiliklerine gönderilenleri Mehmed Zaîm’e yazdırdı. Vezîriâzamın Defterdar Üveys Paşa ve Şemsi Ahmed Paşa gibi kişilerle mücadele etmesi rakiplerinin oklarını yakınındaki devlet adamlarına yöneltmesine yol açtı. Bunlar önce Nişancı Feridun Bey’i azlettirdi ve 1578’de Sokullu Mehmed Paşa’nın hizmetindeki birçok kişinin zeâmetlerine el koyarak onları görevlerinden uzaklaştırdı (Gelibolulu Mustafa Âlî, II, 260-262). Bu husus Mehmed Zaîm’i de yakından ilgilendiren gelişmelerden biri olmuş gibi görünmektedir. Nitekim Câmiu’t-tevârîh’in hâtimesinde yer alan ve ilk bakışta Osmanlı tarihlerinde görüldüğü üzere dünyanın fâniliğinin bir tasvirinden ibaret gibi görünen pasajların satır aralarında, el konulan zeâmetlerden ötürü III. Murad’ı hedef alan îmâların gizlendiği tesbit edilebilmektedir. Kendisinden “zeâmet sahibi Mehmed” diye bahsederek ismini âdeta gizli tutan müellifin, Sokullu Mehmed Paşa’nın tasfiye edilen ve ellerinden zeâmetleri alınan adamları arasında yer aldığını söylemek hiç de yanlış olmayacaktır. Söz konusu olayla görevinden uzaklaştırılan Mehmed Zaîm, bu sırada Halep beylerbeyiliği yapan Sofu Mehmed Paşa’nın yanında büyük ihtimalle kâtip olarak görev almıştır. Eserindeki kısa bilgiler sayesinde hayatına dair mâlûmat edinilebilen müellifin ölüm tarihi bilinmemektedir. yazının devamı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir