Muhyiddin Mehmed Şah (…-1550) Osmanlı âlimi ve tarihçisi.

Muhyiddin Mehmed Şah (…-1550) Osmanlı âlimi ve tarihçisi.

21 Ekim 2018 0 Yazar: admin

Fahreddin er-Râzî’nin soyundan gelmektedir. II. Bayezid, Yavuz Sultan Selim ve Kanûnî Sultan Süleyman dönemlerinde şeyhülislâmlık yapan Zenbilli Ali Efendi’nin büyük oğludur. Molla Çelebi ve Zenbillizâde diye şöhret bulmuştur. Osmanlılar’ın ilk devrinde yetişen ve Karamanoğulları Beyliği’nin sınırları içindeki Aksaray’da müderrislik yapan Cemâleddin Aksarâyî ailesine mensup olan diğer ilim ve devlet adamları gibi bazı kaynaklarda Cemâlî nisbesiyle de kaydedilir.

Muhyiddin Mehmed ilk derslerini anne tarafından dedesi Hüsamzâde Mustafa Efendi’den aldı. Daha sonra babasından ve Müeyyedzâde Abdurrahman Efendi’den aklî ve naklî ilimleri tahsil etti. Medrese eğitimini tamamlayınca İstanbul’da Murad Paşa ve Dâvud Paşa medreselerinde müderrislik yaptı. Ardından Sahn-ı Semân müderrisliğine tayin edildi. Buradan Edirne kadılığına gönderildi. Bir süre sonra kadılıktan alınınca İstanbul’a döndü ve tekrar Sahn müderrisliğine getirildi. Çok geçmeden ikinci defa Edirne kadılığına tayin edildi. Edirne kadılığından üçüncü defa Sahn müderrisliğine tayini yapılınca İstanbul’a döndü. Bu görevde iken kendi isteğiyle ve günlük 100 akçe tekaüt ulûfesiyle emekliye ayrıldı. Müstakimzâde Süleyman Sâdeddin, Molla Çelebi’nin kazaskerlik yaptığını kaydederse de (Mecelletü’n-niṣâb, vr. 242a) onun kazaskerlik görevine getirildiğine dair dönemin eserlerinde herhangi bir kayıt bulunmamaktadır. Müstakimzâde, muhtemelen Muhyiddin Mehmed Şah’ı kazaskerlik yapan Fenârîzâde Muhyiddin Mehmed Şah Efendi ile karıştırmıştır. İstanbul’da vefat eden Muhyiddin Mehmed, Zeyrek Yokuşu’nda Zenbilli Ali Efendi Muallimhânesi’nin bitişiğinde babasının kabri yanına defnedildi.

Kaynaklarda, pek çok ilimle uğraşan bir âlim olarak tanıtılan Muhyiddin Mehmed’in ferâiz, usul ve fürû konularında akranı arasında üstün olduğu vurgulanır. Aynı zamanda şair olup Farsça ve Türkçe şiirleri vardır. Medreseyi bitirince ücretsiz olarak mülâzemet dönemi geçirmek zorunda kalanların ikametleri için İstanbul’da çok sayıda hücre inşa ettirmiş, hücrelerde kalan mülâzımlara günde 1’er akçe harçlık vermiştir.

Muhyiddin Mehmed Şah’ı şöhrete kavuşturan eseri, Cemâleddin’in Osmanlı Târih ve Müverrihleri: Âyîne-i Zurefâ adlı kitabında Mehmed Muhyiddin Tarihi dediği (s. 10) Târîh-i Âl-i Osmân’dır. Daha önce kaleme alınmış anonim Tevârîh-i Âl-i Osmân’lardan yararlanılarak hazırlanan kitap, Osmanlı Devleti’nin kuruluşundan başlayıp Kanûnî Sultan Süleyman’ın İran seferinden İstanbul’a dönüşüne kadar (evâil-i Zilhicce 956 / Aralık 1549) gelmektedir. Târîh-i Âl-i Osmân’ın yalnız 895’ten (1490) sonraki kısmı Muhyiddin Mehmed Şah’a ait olup önceki bölümler diğer Tevârîh-i Âl-i Osmân’ların metinleriyle aynıdır. Yurt dışında ve İstanbul’da Millet Kütüphanesi’nde (Ali Emîri Efendi, Tarih, nr. 15) yazma nüshaları bulunan eserin iki ayrı metni vardır. İlki oldukça kısa olup önce Joannes Gaudier (Spiegel) tarafından Almanca’ya tercüme edilmiş (Frankfurt 1567); ardından bu tercümeye dayanan Joannes Leunclavius (Hans Löwenklau) ilâveler de yaparak Latince (Frankfurt 1588, 1596) ve Almanca (Frankfurt 1590) olarak neşretmiştir. Eserin daha geniş Latince bir neşrini de yine Leunclavius gerçekleştirmiştir (Frankfurt 1591). Ayrıca bu metinlerin tamamı Almanca olarak yayımlanmıştır (Frankfurt 1595). Muhyiddin Mehmed’in Burhâneddin el-Mergīnânî’nin el-Hidâye adlı eserine bir ta‘likatı olduğu da kaydedilmektedir. yazının devamı.