Yahşi Fakih (ö. 816/1413’ten sonra) Bilinen ilk Osmanlı tarihi yazarı.

Yahşi Fakih (ö. 816/1413’ten sonra) Bilinen ilk Osmanlı tarihi yazarı.

21 Ekim 2018 0 Yazar: admin

YAHŞİ FAKİH
(ö. 816/1413’ten sonra)
Bilinen ilk Osmanlı tarihi yazarı.

Hayatına dair kaynaklarda yeterli bilgi yoktur. Âşıkpaşazâde, Orhan Gazi’nin imamı İshak Fakih’in oğlu olduğunu söyler (Osmanoğulları’nın Tarihi, s. 51). Babasının adı daha sonra gelen bazı kaynaklarda yanlış olarak İlyas şeklinde geçer (Mehmed Süreyya, V, 1667). İshak Fakih’in Orhan Gazi’nin şahsî imamı mı yoksa yaptırdığı bir camide mi görevli bulunduğu belli değildir. Bununla beraber Yahşi Fakih’in ailesinin ilk Osmanlı beylerinin vakıflarından hayli pay alması ve Yahşi Fakih’in Osmanlı ailesinin tarihini yazacak kadar hânedan hakkında bilgiye sahip bulunması babasının Osmanoğulları ile yakınlığını göstermektedir. Bundan hareketle İshak Fakih’in Orhan Gazi’nin çevresindeki önde gelen fakihler arasında yer aldığı söylenebilir. Orhan Gazi onun için Akyazı’daki Sarıçayır’da bir mezraayı, Süleyman Paşa ise Gelibolu’daki Emîr İlyas Çiftliği’ni vakfetmiştir. Aileyle ilgili vakıf kayıtlarından Yahşi Fakih’in dedesinin Alişar Dânişmend olduğu ortaya çıkar. Dânişmend unvanı onun da ilmiye sınıfına mensubiyetini gösterir. Osmanlı beyleri hem Alişar Dânişmend hem de İshak Fakih için bazı araziler vakfetmiştir. Alişar Dânişmend, Geyve’ye bağlı Alan Argı, Kıran Tarla ve Armutdibi köylerinin mutasarrıfı olup bu araziler daha sonra Yahşi Fakih’in tasarrufuna geçmiş, bu durum Orhan Gazi’den sonra I. Murad ve Yıldırım Bayezid tarafından da onaylanmıştır (Hüdavendigâr Livası Tahrir Defterleri, I, 407).

Âşıkpaşazâde, Yahşi Fakih’in yaşadığı yer olarak en azından kendisinin misafir kaldığı tarihte Geyve’nin adını verir. Ancak bu dönem Fetret devrinin son yılı olan 1413’e tekabül etmektedir. Dolayısıyla babasının Orhan Gazi devrinde yaşadığı dikkate alınırsa bunun Yahşi Fakih’in yaşlılık yıllarına rastladığı söylenebilir. Hayatının erken dönemine ait bilgilerin bulunmaması Yahşi Fakih’in durumunu belirsiz hale getirir. Tayyip Gökbilgin’in Edirne ve Paşa Livâsı adlı eserinde I. Murad devrinde Edirne’de yaşayan bir Yahşi Fakih’ten daha söz edilir. Bu şahıs, Edirne’nin fethinden sonra şehirdeki ilk müslüman yerleşim merkezlerini kuranlar arasında yer almıştır. Üç Şerefeli Cami’nin yakınındaki bir mahalle Yahşi Fakih adını taşımakta, burada onun bir mescidi, bir de hamamı yer almaktadır. Edirne’de Yahşi Fakih adlı iki mahalle daha vardır. I. Murad kayıtlarda Yahşi Fakih b. Dânişmend şeklinde geçen bu kişi için Edirne’de, Edirne’ye bağlı Üsküdar nahiyesinde ve Dimetoka’da bazı araziler vakfetmiştir. Bu vakıflar 777 (1375) yılından sonra evlâtlık statüsü kazanmış ve Yahşi Fakih’in oğlu Mustafa’ya tevcih edilmiştir (Edirne ve Paşa Livâsı, s. 43, 175-176). yazının devamı.

Öne çıkan eserleri

Menâkıb-ı Âl-i Osman