Devletler

Amerika Birleşik Devletleri (1776) Kuzey Amerika’da elli eyaletten oluşan birleşik devlet.

AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ
Kuzey Amerika’da elli eyaletten oluşan birleşik devlet.

Amerika Birleşik Devletleri’nin üzerinde kurulduğu topraklar, bazı Eski Dünyalılar tarafından Kristof Kolomb’dan önce de keşfedilmişti. Ülkenin kuzeydoğu kıyılarına VI. yüzyılda İrlandalı misyonerlerin ayak bastıkları, X ve XI. yüzyıllarda ise İzlanda ve Grönland’dan hareket eden Vikingler’in Labrador’a (Markland), Vinland’a, “üzüm ülkesi” veya “mera ülkesi” adını verdikleri daha güneydeki Maine’a, Chesapeake körfezi kıyılarına ve hatta Alabama’ya kadar uzandıkları, buralarda sonradan terkedilen ve unutulan koloniler kurdukları, XIV. yüzyılda İzlanda’nın odun ve kereste ihtiyacının Labrador’dan sağlandığı ve 1485’te de Kristof Kolomb’un İzlanda’ya giderek bu eski keşifler hakkında bilgi topladığı bugün artık bilinmektedir. Ayrıca milâttan önceki devirlerde de bazı Çinli seyyahların Bering Boğazı’nı dolaşıp Pasifik kıyılarını takip ederek Orta Amerika’ya kadar gittikleri iddia edilmektedir. Buna göre Amerika 1492’de ilk defa değil sadece yeniden keşfedilmiş bir kıtadır.

Bugünkü Birleşik Devletler topraklarının yayıldığı alanda ilk kolonileri kuranlar İspanyollar olmuştur. İspanyollar XVI. yüzyılda Florida, Texas ve Kaliforniya’yı kolonize ettiler. Aynı yüzyılda St. Laurent bölgesi ve güneyde Louisiana Fransızlar’ın egemenliğine girdi. XVII. yüzyıl başlarında Hollandalılar Manhattan adasını yerlilerden 60 gulden karşılığında satın alıp burada Yeni Orange kolonisini ve koloninin başşehri olarak da Yeni Amsterdam’ı (bugünkü New York) kurdular. Aynı yüzyılın ortalarına doğru da İsveçliler Delaware kolonisini tesis ettiler. XVII. yüzyıl başlarında İngiltere 34° kuzey (Kuzey Carolina) ve 45° kuzey (Maine) paralelleri arasında kalan bütün arazinin kendisine ait olduğunu ilân etti. Aynı yüzyılın ilk yarısında, Atlas Okyanusu kıyılarında bu sınırlar içindeki ilk İngiliz kolonileri (1607’de Virginia’da Jamestown, 1620’de Massachusetts’de Plymouth) kuruldu ve bunları diğerleri takip etti. XVIII. yüzyılın ortalarında New Foundland’den Florida’ya ve Appalachlar’ın batı yamaçlarına kadar uzanan bütün kıyı kesimi İngilizler’in, Labrador’dan Meksika körfezi kıyılarına kadar uzanan iç kesim Fransızlar’ın, Mississippi’nin batısında kalan bütün topraklar ise İspanyollar’ın hâkimiyeti altında idi. Aynı tarihlerde Ruslar da Alaska’yı ele geçirmişler ve Pasifik kıyılarında üsler kurarak San Francisco yakınlarına kadar sokulmuşlardı. Bu siyasî tabloda ilk önemli değişiklik 1763 Paris Muahedesi ile meydana geldi. Yediyıl savaşlarından yenik çıkan Fransa, Yeni Dünya’daki topraklarının en büyük kısmını İngiltere’ye devretti; Louisiana da İspanyollar’a verildi, ancak Louisiana kısa bir süre sonra İspanyollar tarafından Fransa’ya iade edildi. İkinci önemli değişiklik, XVIII. yüzyılın ikinci yarısında, doğu kıyılarındaki İngiliz kolonilerinin büyük baskılar uygulayan İngiltere’ye karşı ayaklanıp kanlı savaşlardan sonra 1777’de bağımsızlıklarını ilân ederek Amerika Birleşik Devletleri’ni kurmaları ve 1782 Paris Muahedesi ile de bu yeni devletin tanınmasıdır. O tarihte Birleşik Devletler, en eski İngiliz kolonileri olan ve toplam nüfusları 3.5 milyonu bulan on üç federal devletten oluşuyor, toprakları da batıda Mississippi’ye, güneyde Louisiana ve Florida’ya, kuzeyde ise bugünkü Kanada sınırına kadar uzanıyordu. Bunu takip eden safha, Birleşik Devletler’in yarım yüzyıl içinde savaşla ya da satın alma yoluyla hızla genişlediği bir dönem oldu: 1803’te Louisiana 80 milyon frank karşılığında Fransa’dan, 1819’da Florida 5 milyon dolar karşılığında İspanyollar’dan satın alındı. Texas dolayısıyla Meksika ile girişilerek kazanılan savaştan sonra ve ayrıca 15 milyon dolar ödenerek 1848’de imzalanan bir anlaşma ile Texas’tan Pasifik kıyılarına kadar uzanan bütün topraklar ele geçirildi. 1846’da, 49° kuzey paralelinin Kanada ile sınır olması konusunda İngiltere ile anlaşmaya varıldı. 1867’de Alaska 7.2 milyon dolar ödenerek Rusya’dan satın alındı.

Ülke 1861-1865 yıllarında, endüstriyel kuzey ve ziraî güney devletleri arasında çıkan kanlı bir iç savaştan ekonomisi de bir hayli sarsılmış olarak çıktıktan sonra yeniden toparlandı. XIX. yüzyılın sonlarında dünyanın diğer bölgeleriyle de ilgilenmeye başlayan büyük bir siyasî, ekonomik ve askerî güç haline geldi. 1893’te Havai takımadaları ele geçirildi. 1898’de İspanya ile yapılan bir savaştan sonra Küba ve Puerto Rico Amerika’nın nüfuzuna girdi. Pasifik’teki bazı adalar (Wake, Guam) ve Filipinler (20 milyon dolar karşılığında) Amerika Birleşik Devletleri’nin oldu. 1899’da Samoa adası İngiltere ile paylaşıldı. 1903’te Panama kanal bölgesi kuruldu. Amerika I. ve II. Dünya savaşlarına da girdi ve büyük ekonomik ve askerî gücü ile bu savaşların kazanılmasında başlıca rolü oynadı. Savaş yıllarında artan üretim faaliyeti ülkenin daha da zenginleşmesine ve güçlenmesine yol açtı. Bugün Pasifik’teki birçok ada (Mariana adaları, Karolin adaları, Marshal, Palau, Guam, Doğu adaları, Samoa, Wake, Midway, Palmira ve diğerleri) ile Antiller’deki Virgin adalarının bazıları, Panama kanal bölgesi ve Puerto Rico (Amerika’ya bağlı bağımsız ülke) Amerika Birleşik Devletleri’nin şu veya bu şekilde egemenliğinde ya da kontrolündedir. Filipinler 1946’da bağımsız bir devlet haline gelmiş, 1959’da Alaska ve 1960’ta da Havai federal devlet statüsüne alınmıştır. yazının devamı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir