Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (1922-1991)

Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (1922-1991)

3 Temmuz 2019 0 Yazar: admin

ovyetler Birliği (Rusça Советский Союз), resmî adıyla Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (Bu ses hakkında Союз Советских Социалистических Республик Soyuz Sovetskih Sotsialistiçeskih Respublik) ya da kısa adlarıyla SSCB veya SovyetlerRus İmparatorluğu‘nun Vladimir Lenin önderliğindeki Bolşeviklerce 1917 Ekim Devrimi‘yle yıkılmasından sonra 1922 yılında kurulan ve 1991 yılına dek varlığını koruyan devlet.

Avrupa‘nın doğu kesimiyle, Asya‘nın kuzey kesimi boyunca yayılan SSCB, II. Dünya Savaşı’ndan sonra 22.403.000 km²’lik yüzölçümüyle dünyanın en büyük ülkesiydi. Nüfus bakımından da 293.047.571 (Haziran 1991) kişiyle 3. sırada yer alıyordu. Aynı zamanda dünyanın başlıca siyasî ve askerî güçlerinden biri olan Sovyetler Birliği’nin batısında NorveçFinlandiyaBaltık DeniziPolonyaÇekoslovakyaMacaristan ve Romanya, güneyinde KaradenizTürkiyeİranAfganistanÇinMoğolistan ve Kuzey Kore yer alıyordu. Kuzey ve doğu sınırlarını ise Arktik Okyanusu ve Büyük Okyanus çiziyordu. Birliğin başkenti Moskovapara birimi ise Sovyet rublesiydi.

1917 Ekim Devrimi ile iktidara gelen Vladimir Lenin önderliğindeki Bolşevikler tarafından 1922 yılında kurulan SSCB, Soğuk Savaşsürecinde Amerika Birleşik Devletleri‘nin karşısında önemli bir güç konumunda idi. 1985 yılında iktidara gelen Mihail Gorbaçov‘un başlattığı Glasnost ve Perestroyka denilen ve 6 yıl süren reformların ardından 1991 yılının sonunda Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği resmen dağıldı. Birliğin dağılmasıyla bağımsız olan 15 cumhuriyetten 12’si bir araya gelerek Bağımsız Devletler Topluluğu‘nu oluşturdu.

Tarih

Ekim Devrimi

Ana madde: Ekim Devrimi

Miladi takvime göre 7 Kasım (Jülyen takvimine göre 25 Ekim) 1917’de Rusya‘da Bolşevikler geçici hükümeti devirerek iktidarı ele geçirdiler. 8 Kasım’da Sankt-Peterburg‘da açılan Rusya İşçi ve Asker Sovyetleri II. Kongresi’nde devrim lideri Lenin, Halk Komiserleri Konseyi (hükümet) başkanı seçildi. Lenin ilk olarak savaşan tüm hükümetlere ilhaksız ve tazminatsız bir barış önerisinde bulundu[1]. Barış kararnamesini toprak kararnamesi izledi. Büyük mülk sahipliği yasaklandı. Kilise ile devletin ayrılması, medeni nikah, kadınlar ile erkekler arasında hak eşitliği, işletmeler üzerinde işçi denetimi, bankaların ulusallaştırılması, ulusal topluluk hakları vb. pek çok hak ve özgürlük getirildi. Fabrikalar işçi konseylerine devredildi. Büyük çoğunluğu Batı Avrupa devletlerince işletilen maden ocakları millileştirildi.

Soyluluk unvanları kaldırıldı ve herkes kanun önünde eşit kabul edildi. İşçilerin günlük çalışma süresi 8 saate indirildi. Çocuk işçi çalıştırılması yasaklandı. Çalışan herkese, çocuklara ve çalışamayacak durumda olan yaşlı ve hastalara sosyal güvence sağlandı. Hafta sonları tatil ilan edildi.

Bolşevikler eğitime çok önem veriyordu. Amaçları modern, prolekült anlayışıyla yetişmiş, milliyetçiliğe ve köhne geleneksel düzene düşman yeni bir “Sovyet insanı” yaratmaktı. Çocuk ve yetişkin herkes için eğitim seferberliği başlatıldı. Çarlık döneminde halkın sadece % 5’i eğitim imkanlarından faydalanabildiği için okur-yazar oranı oldukça düşüktü. Bu nedenle yetişkinler için işçi fakülteleri (rabfak) kuruldu. Bu fakültelerde işçilerin hem temel ve teorik, hem de mesleki ve pratik eğitim almaları sağlandı. Eğitim tüm toplum için ücretsiz ve mecburi hale getirildi. Böylece 1932’de çocukların %98’i bilfiil okula gidiyor olacaktı. Daha sonra Sovyetler Birliği %100’lük okuma-yazma oranıyla bu konuda dünyada birinci oldu. Eğitim-öğretim seferberliği Sovyet halklarını ilim ve teknolojide büyük başarılara imza atan bir toplum haline getirdi.[2]Yazının devamı.