Arslanşah b. Tuğrul (1160-1177) Irak Selçuklu hükümdarı.

Arslanşah b. Tuğrul (1160-1177) Irak Selçuklu hükümdarı.

3 Eylül 2019 0 Yazar: admin

I. Tuğrul’un oğlu olan Arslanşah babası öldüğünde (529/1134) henüz bir yaşındaydı. Amcası Sultan Mesud, Arslanşah ile Selçuk’un oğlu Melikşah’ı himayesine alarak yetişmeleriyle yakından meşgul oldu. Sultan Mesud 540 (1145-46) yılında asker toplamak üzere Bağdat’tan Azerbaycan’a giderken şehzadeleri Bağdat şahne*si Mesud Bilâlî’nin idaresindeki Tikrît Kalesi’ne bıraktı. Şehzadeler yıllarca bu kalede kaldılar. Sultan Mesud ölünce (1152) Abbâsî Halifesi Muktefî-Liemrillâh, Selçuklu sultanları adına okunmakta olan hutbeyi kaldırdığı gibi Irak’ta Selçuklu hânedanına ve emîrlerine ait dirlik*lere de el koydu. Dirlikleri Irak’ta bulunan Bağdat şahnesi Mesud Bilâlî, Alp Kuş, Hemedanlı Sungur ve Türşek, Sultan Muhammed b. Mahmûd’a, halife daha fazla kuvvet kazanmadan Irak’a sefer yapılmasını ısrarla teklif ettilerse de sultan bu teklifi uygun bulmadı. Yalnız halifenin ordusu ile savaşmalarına ve halife bizzat karşılarına çıkarsa Tikrît’te bulunan şehzadelerden birini askerin başına geçirmelerine izin verdi. Bunun üzerine Arslanşah Tikrît’ten çıkarılarak bir hükümdar gibi giydirildi ve kendisine ordunun merkezinde yer verildi. Fakat Bağdat’a iki konak mesafedeki Bekimze’de (Becimzâ) meydana gelen savaşta Selçuklu ordusu ağır bir yenilgiye uğradı (1154).

Bu sırada yirmi bir yaşında olan Arslanşah, Alp Kuş tarafından Mahkî Kalesi’ne, bir süre sonra Alp Kuş’un ölmesi üzerine de Nahcıvan’da bulunan üvey babası Arrân Emîri Şemseddin İldeniz’in yanına götürüldü. İldeniz, Arslanşah’ın yanına getirilmesine ne kadar sevindiyse Sultan Muhammed de o derece üzüldü. Sultan Muhammed’in 1159 yılında ölümü üzerine emîrler Muhammed Tapar’ın hayatta kalan tek oğlu Süleyman’ı tahta çıkardılar, fakat çok geçmeden aklî dengesizliği ve sefahate düşkün olması dolayısıyla tekrar indirdiler. Şemseddin İldeniz’e Selçuklu tahtına Arslanşah’ı geçirmeye karar verdiklerini bildirdiler. Esasen Arslanşah da Süleyman’ın hükümdarlığa geçirildiği sırada veliaht ilân edilmişti. İldeniz, yanında iki oğlu ve kalabalık bir askerle birlikte Arslanşah’ı Hemedan’a getirdi. Arslanşah tahta oturtuldu ve İldeniz de atabeg ilân edildi (1160). Bir süre sonra da Süleyman Şah’ın hayatına son verildi. Selçuklu beylerinin en kuvvetlilerinden olan Rey hâkimi Hüsâmeddin İnanç Sungur Bey, İldeniz’in atabegliğini çekemeyerek bir muhalefet cephesi oluşturdu. Diğer bazı muhalifler Arslanşah’ın kardeşi Muhammed’i Selçuklu tahtına oturtmak için Hemedan üzerine yürüdüler. Fakat Hemedan yakınlarında yapılan savaşta mağlûp oldular. Daha sonra Arslanşah tarafından bağışlanan bu emîrlerden bazıları dirlik yerlerini ellerinde tutmakla beraber devlet merkezinde oturmaya mecbur tutuldular. Atabeg İldeniz’in oğlu ve Arslanşah’ın üvey kardeşi Nusretüddin Cihan Pehlivan ile İnanç’ın kızı evlendirildi. Bu kız bundan sonra İnanç Hatun unvanı ile anılacak ve atabeglerin tarihinde mühim bir rol oynayacaktır.

Sultan Arslanşah’a, daha doğrusu Atabeg İldeniz’e baş eğmeyen emîrlerden biri de Merâga ile diğer bazı yerlerin hâkimi olan Ahmedîlî Aksungur’un oğlu Arslanapa idi. İldeniz Arslanapa’yı itaat ettirmek için oğlu Cihan Pehlivan kumandasında bir kuvveti Merâga üzerine gönderdi. Arslanapa da yanında Sultan Muhammed b. Mahmûd’un bir oğlu olduğu için kendisini atabeg ilân etmişti. Cihan Pehlivan’ın önemli bir kuvvetle gelmekte olduğunu haber alan Merâga hâkimi, Ahlatşah II. Sökmen’den yardım istedi. Sökmen de İldeniz’in güçlenmesini istemediği için askerinin mühim bir kısmını Arslanapa’ya gönderdi. Arslanapa Sefîdrûd kıyılarında Cihan Pehlivan’ı bozguna uğrattı ve İldeniz’in oğlu perişan bir halde Hemedan’a döndü (1161). İldeniz’e karşı çıkan bu muhalefet hareketlerinin arkasında Bağdat Abbâsî halifeliği vardı. Gerçekten Selçuklu Devleti’nin yeniden kuvvet kazanmasını istemeyen hilâfet idaresi devlete yeni meseleler çıkarmak için tahriklerine devam ediyordu. Nitekim Fars hâkimi Zengî, Mahmûd b. Melikşah b. Mahmûd adına hutbe okuttuğu gibi, İnanç da kurulmuş olan dünürlüğe bile önem vermeyerek yeniden harekete geçti. Yarınkuş oğlu Alp Argun ve Togayürek oğlu ona katıldıkları gibi Arslanapa da 5000 kişilik bir kuvvet yolladı. Fars hâkimi Salgurlu Zengî de İnanç’a çok sayıda asker gönderdi. Fakat Sâve’de yapılan savaşta İnanç ve taraftarları yenildiler (1162). İnanç Taberek Kalesi’ne kapandı. Ancak bir müddet devam eden muhasaradan sonra barış yapıldı. Buna göre İnanç, Arslanşah’ın hükümdarlığını tanıyor ve İldeniz’i de atabeg kabul ediyordu. Sâve mağlûbiyeti ve İnanç’ın baş eğmesi üzerine Fars hâkimi Salgurlu Zengî de Arslanşah’ın hükümdarlığını tanıdı, hatta İsfahan’a bizzat giderek sultana tâzimlerini sundu. Yazının devamı.