Hz. İbrahim (M.Ö 1800) Yahudilik, Hıristiyanlık ve İslâm’ın müştereken kabul ettiği büyük peygamber.

Hz. İbrahim (M.Ö 1800) Yahudilik, Hıristiyanlık ve İslâm’ın müştereken kabul ettiği büyük peygamber.

3 Eylül 2019 0 Yazar: admin

Yahudilik, Hıristiyanlık ve İslâm tarafından en büyük ata ve temel referans noktası kabul edilen İbrâhim’le ilgili Tevrat’ta ve genel olarak yahudi dinî literatüründe ayrıca hıristiyan kültürü ile Kur’ân-ı Kerîm ve sonraki İslâmî literatürde diğer birçok peygambere nisbetle daha geniş mâlûmat bulunmaktadır. Bilhassa yahudi ve İslâm kaynaklarında İbrâhim hakkında tevhid inancını yerleştirmek üzere gösterdiği faaliyetler merkeze alınarak bilgi verilmiştir.

İsmi, Tevrat’ın bazı bölümleriyle (Tekvîn, 11/26-17/4) Nehemya (9/7) ve I. Tarihler’de (1/27) Avram (Abram), Ahd-i Atîk’in diğer yerlerinde Avraham (Abraham) olarak geçmektedir. Tevrat’a göre İbrâhim’in adı önce “ulu ata” mânasında Abram iken daha sonra “milletlerin babası” anlamında Abraham’a dönüşmüştür. Bununla birlikte abrahamkelimesinin menşei ve anlamı tam tesbit edilmiş değildir (, VII, 124). Abram kelimesinin, İbrânîce’deki “i” harfinin düşürülme özelliğine dayanılarak abiramın kısaltılmış şekli olabileceği belirtilmektedir (a.g.e., a.y.; , VII, 121; , II, 112). Abiram kelimesine hem Ahd-i Atîk’te (Sayılar, 16/1; I. Krallar, 16/34), hem de abrm ve abiramişekliyle milâttan önce XIV ve XIII. yüzyıllara ait Ras Şamra metinlerinde rastlanmaktadır. İbrânîce iştikakı bulunmayan abraham, muhtemelen abramın diyalektik bir varyantı veya Ârâmî dilindeki açılımıdır (, II, 112; , I, 15). Kuzey Sâmî dilinde bir isim olan Abram, İbrâhim’in güneyde ikamet ettiği dönemde Abraham’a dönüşmüştür (, VII, 124). Kur’an’da İbrâhim ismi altmış dokuz yerde geçmektedir. Kur’an ve hadisler dışındaki İslâmî kaynaklarda kelimenin meşhur olan “İbrâhîm” şeklinden başka telaffuzları da vardır (aş.bk.).

Yahudilik. Hz. İbrâhim Kitâb-ı Mukaddes’te Terah’ın oğlu, İbrânîler’in atası, inananların babası ve Allah’ın dostu olarak takdim edilmektedir (Tekvîn, 11/26; Galatyalılar’a Mektup, 3/7-9; Yakub’un Mektubu, 2/23). Tevrat’ta şeceresi Nûh, Sâm, Arpakşad, Şelah, Eber, Peleg, Reu, Seruc, Nahor, Terah, Abram şeklinde gösterilir (Tekvîn, 11/10-26; I. Tarihler, 1/24-27). Putperest olan Terah’ın (Yeşû, 24/2) Abram’dan başka Nahor ve Haran adında iki oğlu daha vardır (Tekvîn, 11/24-27). Soy kütüğünde ilk sırada yer almasına rağmen İbrâhim muhtemelen kardeşlerin en küçüğüdür. Adının ilk sırada geçmesi İbrânîler’in atası olması itibariyle derecesinin yüksekliğindendir (, I/I, s. 74).

Tevrat’a göre (Tekvîn, 11/28, 31; 15/7; Nehemya, 9/7) İbrâhim Keldânîler’in Ur şehrinde doğdu. Tevrat’ın İbrânîce metninde doğum yeri “Ûr Kasdîm” şeklinde anılmakta olup bu ifade Yunanca’ya “Kaldeliler’in Ur şehri” olarak çevrilmiştir (a.g.e., V/II, s. 2356). Ur Kasdîm’in Aşağı Babilonya’da Fırat’ın batı yakasında, bugünkü Bağdat’ın 300 km. güneydoğusundaki Tel el-Mukayyer denilen yer olduğu belirtilmektedir. Bir yoruma göre ise Hz. İbrâhim’in doğduğu yer Kuzey Suriye’de Harran’a çok yakın olan Ura’dır (The Torah: A Modern Commentary, s. 91). Ruhban metnindeki bilgiye göre İbrâhim ailesiyle birlikte Ur’dan Harran’a, oradan Ken‘ân’a gitmiştir (Tekvîn, 11/26-27, 31-32); ancak Yahvist gelenek, zımnen de olsa İbrânîler’in asıl vatanının Harran çevresi olduğunu belirtmektedir (Tekvîn, 24/4, 7, 10; 27/43; 28/10; 29/4). Kitâb-ı Mukaddes geleneği İbrâhim’in memleketi olarak Kuzey Mezopotamya’yı, yani Güneydoğu Anadolu’ya tekabül eden bölgeyi gösterir (, III, 617). Bugün artık Hz. İbrâhim ve ailesinin anayurdunun, içinde Harran’ın da bulunduğu bu bölge olduğu kabul edilmektedir (Wright, s. 41-47).

Hz. İbrâhim’in yaşadığı dönem tam olarak bilinmemektedir. Araştırmacılar, Tevrat’ta nakledilen hayat hikâyesinin çeşitli metinlerin bir araya getirilmesiyle oluşturulduğunu söyler. Julius Wellhausen ekolünün ortaya koyduğu Tevrat’ın edebî tahliline göre Hz. İbrâhim’le ilgili Tevrat’taki bilgiler Yahvist, Elohist ve Ruhban metinlerine dayanır. Yahvist metin milâttan önce 950 yıllarında, Elohist metin milâttan önce VIII. yüzyılda, Ruhban metni ise milâttan önce 400’lerde yazılmıştır. Tevrat’ta Hz. İbrâhim’le ilgili bilgilerin Bâbil esareti devrine ait rivayetler olduğu, esaret sonrası dönemde Ruhban metni yazarının buna bazı ilâveler yaptığı, Doğu krallarıyla ilgili Tekvîn’in 14. babındaki bilgilerin ise çok daha sonra Helenistik dönemde eklendiği ileri sürülmektedir (, I, 14). İbrâhim’in çağdaşı olarak takdim edilen Sennear (Şinar) veya Babilonya Kralı Amrafel’in, Bâbil Kralı Hammurabi ile aynı kişi olduğu yönündeki yaygın görüş kabul edilirse İbrâhim’in milâttan önce XXII-XX. yüzyıllarda yaşadığı söylenebilir (, I, 8-14; , I, 13; , XVI, 3). Hz. İbrâhim’in dünyaya gelişi, çocukluğu ve gençliğiyle ilgili olarak sadece Kitâb-ı Mukaddes dışı yahudi dinî literatüründe bilgi bulunmakta olup bu bilgiler İslâmî kaynaklarla büyük oranda benzerlik taşımaktadır. Yazının devamı.