Mahmûd b. Muhammed Tapar (1118-1131) Irak Selçuklu sultanı.

Mahmûd b. Muhammed Tapar (1118-1131) Irak Selçuklu sultanı.

3 Eylül 2019 0 Yazar: admin

498’de (1105) doğdu. Babası Sultan Muhammed Tapar, ölümüyle sonuçlanan hastalığının son günlerine rastlayan 511 yılı kurban bayramında (4-6 Nisan 1118) Oğuz töresine uygun biçimde büyük bir ziyafet tertip ederek sofrasını ve sarayını yağmalattı. Bundan birkaç gün sonra durumunda bir düzelme göremeyince beş oğlundan (Mahmud, Tuğrul, Mesud, Süleyman Şah ve Selçuk Şah) en büyüğü olan Mahmud’u yanına çağırıp ona ölümünün yaklaştığını, tahta çıkıp devlet işlerine nezaret etmesini söyledi; ardından oğlunu 15 veya 23 Zilhicce 511’de (9 veya 17 Nisan 1118) Büyük Selçuklu tahtına çıkararak emîrlerden biat aldı (İbnü’l-Esîr, el-Kâmil, X, 525; a.mlf., et-Târîḫu’l-bâhir, s. 20). Sultan Muhammed Tapar 24 Zilhicce’de (18 Nisan) ölünce Mahmud, devlet erkânının desteğiyle on dört yaşında iken Büyük Selçuklu tahtına çıkınca cülûs bahşişi olarak 10 milyon dinar dağıttı. Ertesi gün camilerde hutbe onun adına okunmaya başlandı. Abbâsî Halifesi Müstazhir-Billâh, 13 Muharrem 512’de (6 Mayıs 1118) Bağdat’ta Mahmud adına hutbe okutarak saltanatını tasdik etti.

Hâcib-i Büzürg Ali Bâr ve kâtibi Ebü’l-Kāsım Dergezînî gibi bazı devlet erkânı ve kumandanlar, yaşının küçüklüğünden faydalanarak Mahmud’u nüfuzlarını genişletmek amacıyla amcası Horasan Meliki Sencer aleyhine kışkırttılar. Zübdetü’n-Nusra’da on madde halinde sıralanan (s. 117-121) yolsuzlukları ve haince planları haber alan ve sultanlığını ilân eden Sencer (14 Haziran 1118), bu yolsuzluk ve kışkırtmalara bir son vermek ve Büyük Selçuklu tahtının tek sahibi olmak için yeğeni Mahmud üzerine yürüdü. Sencer’in hareket ettiğini öğrenen Mahmud, amcasına çeşitli hediyeler gönderip yılda 20.000 dinar vergi ödemeyi önerdi. Ancak Sencer, devlet adamlarının yeğenini tahakküm altına aldıklarını söyleyerek yoluna devam etti. Sencer’in yanında Gazneli meliki, Sîstan hâkimi Ebü’l-Fazl Tâcüddin Nasr b. Halef, Kutbüddin Hârizmşah, Kâkûyîler’den Alâüddevle Gerşâsb, İsmâilîler ve bazı gayri müslim Türk zümreleri de bulunuyordu.

Sencer’in kararlılığını gören Mahmud Rey’e gidip savaş hazırlıklarına başladı. İki tarafın öncü kuvvetleri karşılaşınca Hâcib-i Büzürg Ali Bâr, Sencer’in kumandanı Emîr Üner’i mağlûp etti. Bağdat şahnesi Mengü Bars b. Böri Bars ile Mansûr b. Sadaka el-Esedî de Mahmud’un saflarına katıldı. Ancak Sâve civarında yapılan meydan savaşında Mahmud yenildi (2 Cemâziyelâhir 513 / 10 Eylül 1119) ve İsfahan’a çekildi; Halife Müsterşid-Billâh Bağdat’ta Sultan Sencer adına hutbe okutmaya başladı. Mahmud’un veziri Kemâlülmülk (Kemâleddin) es-Sümeyremî ve kumandanları Sencer’den Mahmud’un bağışlanmasını istediler; Sencer de özellikle annesi Seferiye Hatun’un ricasıyla yeğenini bağışladı. Bunun üzerine Mahmud’un Sencer’in huzuruna çıkarken tâbiliğini açıkça belirtmesi için şu şekilde hareket etmesi kararlaştırıldı: Mahmud Sencer’in yedek atına binecek, kendi saltanat alâmeti olan kırmızı renkten vazgeçip Sencer’in alâmeti olan siyah-beyazı benimseyecekti; huzura girince yer öpecek ve Sencer’i ayakta bekleyecek, rikâbının yanında yayan yürüyecek, otağının arkasındaki çadırda onun aile efradından biri gibi oturacak, amcasının güven ve hoşnutluğunu kazanmak için yanında yirmi gün (veya bir ay) kalacak, yanında kaldığı sürece kendi adına nevbet çaldırmayacaktı. Sencer böylece, hükümdarlık hak ve alâmetlerinden vazgeçmiş bir durumda huzuruna çıkan yeğeni Mahmud’u kucakladı; sonra da onu Irak Selçuklu sultanı ve kendisinin veliahdı ilân edip kızıyla evlendirdi. Mahmud, Sencer’in önce Mâhmelek Hatun adlı kızıyla, onun ölümü üzerine diğer kızı Gevher Neseb Hatun ile evlendi. Şâban 513’te (Kasım 1119) yapılan antlaşmaya göre Sencer “es-sultânü’l-a‘zam ve sultânü’s-selâtîn”, Mahmud “es-sultânü’l-muazzam ve seyyidü’s-selâtîn” unvanlarını kullanacak, Mahmud da amcası gibi günde beş defa nevbet çaldıracaktı. Ancak Sencer, yeğenine babası Muhammed Tapar’ın doğrudan yönettiği toprakların bir kısmını bıraktı; Rey, Mâzenderân ve Kūmis bölgelerini kendi topraklarına ilhak etti. İbnü’l-Esîr, söz konusu antlaşmadan sonra Sencer’in bir menşurla yeğeni Mahmud’a verdiği toprakları şöyle sıralar (et-Târîḫu’l-bâhir, s. 21): Hemedan, İsfahan, Cibâl (Irâk-ı Acem), Kirman, Fars, Hûzistan, Irâk-ı Arab, Azerbaycan, İrmîniye, Diyarbekir, Musul, el-Cezîre, Diyârımudar ve Diyârırebîa, Suriye ve Beledürrûm (Anadolu). Sencer, Mahmud’u yirmi gün (veya bir ay) kadar yanında tuttuktan sonra hil‘at, kıymetli mücevherler, eyer takımları, değerli atlar ve mahfeli bir fil hediye edip Irak Selçuklu sultanı olarak ülkesine gönderdi. Bu arada Mahmud’un ordusunda kendisine karşı savaşan kumandanları ve devlet adamlarını tasfiye etti. Sencer, bu taksim sırasında Mahmud’un kardeşlerinden Tuğrul’a el-Cibâl’in doğu yarısıyla Gîlân’ı, Selçuk Şah’a Fars eyaletiyle İsfahan ve Hûzistan’ın yarısını iktâ etmiş, böylece Mahmud’un başında bulunduğu Irak Selçuklu Devleti’nin kendisine karşı bir daha tehlike oluşturmaması için gerekli tedbirleri almıştır. Yazının devamı.