III. Keyhüsrev (1266-1282) Anadolu Selçuklu Sultanı.

III. Keyhüsrev (1266-1282) Anadolu Selçuklu Sultanı.

10 Eylül 2019 0 Yazar: admin

Babası IV. Kılıcarslan’ın öldürülmesinden sonra çocuk yaşta tahta çıkarıldı. Yaşının küçüklüğü sebebiyle Muînüddin Süleyman Pervâne, IV. Kılıcarslan devrinde olduğu gibi nüfuz ve kudretini muhafaza etti. Muînüddin Pervâne, Gıyâseddin öğrenim çağına gelince “üstâdü’s-saltana” unvanını verdiği Yenbuî’yi onu yetiştirmekle görevlendirdi; bu arada Emînüddin İsfahânî’yi musahip, kendi oğlu Mühezzebüddin Ali’yi de muhafız tayin etti. İyi bir dinî terbiye alan Gıyâseddin erginlik çağına geldiği zaman da ata binmek ve silâh kullanmak gibi konularda eğitildi.

671 (1272) yılında, İlhanlı Hükümdarı Abaka Han’ın kardeşi Acay Noyan ve ordu kumandanı Samagar Noyan’ın baskılarından rahatsız olan Muînüddin Pervâne, Anadolu halkının Moğollar’a karşı kurtarıcı gibi gördüğü Mısır Memlük Sultanı Baybars’a bir elçilik heyeti gönderip Gıyâseddin Keyhusrev’e ve Selçuklu hükümranlığına dokunmamak şartıyla onu Anadolu’ya davet etti. Baybars bir yıl sonra ordusuyla birlikte Anadolu’ya yöneldiyse de Abaka Han’dan korkup telâşa düşen Muînüddin Pervâne, ona elçiler göndererek iş birliği ve ittifak teklifinin bu yıl uygulanmasının mümkün olmadığını, bu sebeple seferini gelecek yıla ertelemesini istedi. Aynı yıl içinde Abaka Han, Toku Noyan’ı Anadolu’da görevlendirdi ve Selçuklu devlet erkânına onun iznini almadıkça herhangi bir konuda karar vermemelerini bildirdi. Bunun üzerine Muînüddin Pervâne, diğer devlet adamlarıyla anlaşıp tekrar Baybars’tan Anadolu’ya gelmesini istediyse de ondan bu seferin ancak gelecek yılın sonlarında yapılabileceği cevabını aldı. Bu sırada Beylerbeyi Hatîroğlu Şerefeddin Mesud Moğollar’a karşı isyan etti ve o da Baybars’tan yardım istedi. Fakat Anadolu’ya gelen 30.000 kişilik bir Moğol kuvveti çok geçmeden Kayseri-Sivas arasındaki Gedük’te Selçuklu kuvvetlerinin de yardımıyla ayaklanmayı bastırdı ve yakalanan Hatîroğlu bazı emîr ve Türkmen beyleriyle birlikte idam edildi (675/1276).

Memlük Sultanı Baybars, Muînüddin Pervâne gibi büyük Selçuklu emîr ve beylerinin daveti, ülkesine kaçan devlet adamlarının teşviki ve özellikle Anadolu halkının kendisini putperest Moğollar’a karşı kurtarıcı olarak görmesi sebebiyle Anadolu topraklarına girdi ve Elbistan’a geldi. Bunun üzerine Toku ve Tudavun noyanlarla Muînüddin Pervâne’nin sevk ve idaresindeki Moğol, Selçuklu, Gürcü ve Ermeni kuvvetlerinden oluşan ordu Elbistan yönüne hareket etti. Akçaderbent’te Memlük ve Moğol kuvvetleri arasında yapılan öncü savaşında ve arkasından Elbistan ovasında ana kuvvetler arasında yapılan asıl savaşta Moğollar ağır bir yenilgiye uğradılar (Zilkade 675 / Nisan 1277). Bu savaşta Selçuklu kuvvetleri ciddi biçimde savaşmadıkları gibi birçok emîr ve asker de Memlükler tarafına geçmişti. Yenilgi üzerine Muînüddin Pervâne Kayseri’ye gelerek burada bulunan Gıyâseddin Keyhusrev ile Vezir Fahreddin Ali ve diğer Selçuklu devlet adamlarını yanına alıp Tokat’a çekildi. Bu önemli zaferden sonra Kayseri’ye giden Baybars sevgi ve takdir gösterileriyle karşılandı; ancak bir hafta sonra ordusunun karşılaştığı yiyecek sıkıntısı sebebiyle Mısır’a dönmek zorunda kaldı. Böylece Muînüddin Pervâne’nin hem Baybars hem de Abaka Han ile ilişkilerini sürdürmek şeklindeki kararsız tutumu sebebiyle Baybars’ın Anadolu’yu Moğol tahakkümünden kurtarma yolundaki bu teşebbüsü neticesiz kaldı. Baybars’ın ayrılmasının arkasından Abaka Han bizzat başına geçtiği büyük bir orduyla Anadolu’ya geldi; Muînüddin Pervâne, Sultan Keyhusrev ve Fahreddin Ali hemen ona katıldılar. Savaşın yapıldığı Elbistan’a giden Abaka Han, aralarında Toku ve Tudavun noyanların da bulunduğu Moğol ölülerini gördüğü halde herhangi bir Selçuklu emîr ve askerinin cesedine rastlamaması üzerine çok öfkelendi ve Pervâne’nin kendilerine ihanet ettiği kanaatine vardı. Daha sonra Kayseri’ye geçen Abaka Han bütün Selçuklu şehirlerinin yağma ve tahribini, halklarının da katlini emretti; rivayete göre aralarında ilim ve din adamlarının da bulunduğu çoğu Türkmen 200.000 kişi öldürüldü. Bu arada Abaka Han’ın veziri Şemseddin Cüveynî’nin Sivas’ın bir kısmını satın alarak tahripten kurtardığı bilinmektedir. Abaka Han, Anadolu’nun idaresini kardeşi Kongurtay Noyan’a bırakıp Karamanoğulları’nı yola getirmesini emrettikten sonra beraberinde Muînüddin Pervâne ve Fahreddin Ali olduğu halde Azerbaycan’a döndü. Moğol noyan ve kumandanlarıyla Pervâne’nin durumunu tartıştıktan sonra ihanetini sabit görerek onu ve adamlarını idam ettirdi (Safer 676 / Temmuz 1277).Yazının devamı.