Süleyman b. Abdulmelik (715-717) Emevî halifesi.

Süleyman b. Abdulmelik (715-717) Emevî halifesi.

16 Eylül 2019 0 Yazar: admin

55-60 (675-680) yılları arasında Medine’de doğdu. Babası Abdülmelik b. Mervân, annesi Gatafân kabilesinden Vellâde bint Abbas b. Caz’dır. Çocukluğunun ilk yıllarını bâdiyede dayılarının yanında geçirdi (Belâzürî, Ensâb, VIII, 99). Daha sonra Dımaşk’ta kardeşleri Velîd ve Mesleme ile birlikte özel hocaların gözetiminde yetişti. Oğullarının eğitim durumunu bizzat takip ederek bazan onları imtihan eden Abdülmelik hocalardan onlara Kur’an okumayı, bir idareci için önemli olan güzel konuşmayı ve şiiri öğretmelerini, ayrıca güzel ahlâk konusunda bilgilendirmelerini isterdi.

81 (701) yılında hac emirliği görevini yürüten Süleyman 85’te (704) babası Abdülmelik tarafından ağabeyi Velîd’in ardından ikinci veliaht tayin edildi. Velîd’in halifeliğinde Cündifilistin valisi oldu. Bu sırada Kudüs’e yaklaşık 45 km. uzaklıkta Remle şehrini kurdurdu ve orayı yönetim merkezi yaptı. Haccâc b. Yûsuf es-Sekafî tarafından Horasan valiliğinden azledildikten sonra tutuklanan Yezîd b. Mühelleb 90 (709) yılında hapisten kaçıp Remle’ye geldi ve Süleyman’a sığındı. Haccâc’ın göstereceği şiddetli tepkiye rağmen Yezîd’in teklifini kabul eden Süleyman halifeye mektup yazarak Yezîd’in affedilmesini istedi. Velîd, Yezîd’in kendisine gönderilmesinde ısrar edince onun affedilmesini sağlayabilmek için oğlunu da birlikte gönderdi, ayrıca Yezîd’in hazineye ödemesi gereken parayı ödemeyi üzerine aldı. Neticede Süleyman’ın mektubu ve yeğeninin ısrarları ile Velîd, Yezîd b. Mühelleb’i affetti. Serbest bırakılınca Remle’ye dönen Yezîd, Süleyman’ı Haccâc’a karşı tahrik etmeye devam etti.

I. Velîd, halifeliğinin son yıllarında oğlu Abdülaziz’i veliaht yapmak için Süleyman’dan veliahtlık hakkından feragat etmesini istedi. Süleyman buna yanaşmayınca vali ve kumandanlarının yardımına başvurdu. Bu konuda Haccâc ve Horasan Valisi Kuteybe b. Müslim onun yanında yer alırken Ömer b. Abdülazîz, Süleyman’ı destekledi ve bu teklife karşı kesin bir tavır aldı. Neticede durum iki kardeş arasında derin bir husumete yol açtı. Hatta Velîd’in, yanına çağırdığı Süleyman emrine uymayınca onu yola getirmek maksadıyla sefer hazırlığına başladığı, ancak bu sırada hastalanıp vefat ettiği bildirilmektedir (Taberî, VI, 499). Bu teşebbüs, Süleyman’ın Haccâc’a ve onun adamı Kuteybe’ye duyduğu öfkeyi körükledi, halifelik kendisine geçtiğinde bunun hesabını sormaya karar verdi. Karşı taraf da bunu biliyordu. Nitekim Haccâc’ın onun intikamının korkusuyla Velîd’den önce ölüp Süleyman’ın halifeliği dönemine kalmamak için dua ettiği söylenir.Yazının devamı.