Tebük Gazvesi (Ekim 630) Hz. Peygamber’in Bizanslılar’a karşı düzenlediği gazve .

Tebük Gazvesi (Ekim 630) Hz. Peygamber’in Bizanslılar’a karşı düzenlediği gazve .

16 Eylül 2019 0 Yazar: admin

Tebük, Medine-Suriye ticaret yolu üzerinde Medine’ye 700 km. uzaklıktadır. Tebük Gazvesi esnasında büyük güçlükler ve sıkıntılarla karşılaşıldığından bu zaman için Kur’an’da “sâatü’l-usre” (güçlük zamanı) tabiri geçer (et-Tevbe 9/117). Bu sebeple orduya “ceyşü’l-usre”, gazveye “Gazvetü’l-usre” adı verilmiştir. Gazve sırasında münafıkların çıkardığı fitne ve fesadı anlatan, iç yüzlerini ortaya koyan âyetlerin inmesi dolayısıyla buna “Gazvetü’l-fâdıha” da denilir. İslâm-Bizans ilişkileri, Resûl-i Ekrem’in Herakleios’a İslâm’a davet mektubu göndermesi ve onun elçiye güzel muamelede bulunup elçiyi hediyelerle uğurlamasıyla dostane başlamıştı. Ancak Mûte Savaşı’ndan itibaren (Cemâziyelevvel 8/Eylül 629) o yıllarda Sâsânîler’e karşı önemli zaferler kazanan Bizans’ın âni bir saldırısından endişe ediliyordu. Vâkıdî müslümanların bu dönemde en çok Rumlar’dan çekindiklerini bildirir (el-Meġāzî, I, 990).

Suriye’den Medine’ye gelen Nabatî tüccarların Herakleios’un Medine’ye saldırmak için hazırlık yaptığını ve Lahm, Cüzâm, Gassân, Âmile gibi hıristiyan Arap kabilelerinin Bizanslılar’a katıldığını, öncü birliklerinin Arap çölü sınırındaki Belkā’ya ulaştığını haber vermesi üzerine Hz. Peygamber Tebük Gazvesi’ne hazırlanmaya başladı (a.g.e., a.y.; İbn Sa‘d, II, 165). Ayrıca Suriye’deki hıristiyan Araplar’ın Herakleios’a bir mektup yazarak Muhammed’in öldüğünü, müslümanların kıtlık içinde perişan duruma düştüğünü, asker gönderip onları kendi dinine katmanın tam zamanı olduğunu bildirmeleri sebebiyle onun harekete geçtiği rivayet edilir. Bu sırada hava sıcaktı ve önemli bir kıtlık vardı; öte yandan hurmalar olgunlaşmak üzereydi; dolayısıyla savaşa gitmenin büyük fedakârlık gerektirdiği günler yaşanıyordu. Resûlullah, daha önceki gazvelere hazırlanırken nereye gidileceğini son ana kadar gizli tuttuğu halde bu defa çok uzak bir yere sefer yapılacağını, yolculuğun çok zor olacağını ve düşman ordusunun gücünü dikkate alarak kiminle savaşılacağını baştan açıkladı; askerlerin ona göre hazırlık yapmasını söyledi (İbn Hişâm, II, 516). Bütün müslüman kabilelerine haber gönderilip savaşa hazırlanmaları ve Medine’ye gelmeleri istendi. Diğer tarihçilerin aksine İbn Kesîr, Tebük Gazvesi’nin düzenlenmesini cizye âyetine (et-Tevbe 9/29) ve inkârcılarla mücadelenin en yakındakilerden başlatılmasıyla ilgili âyete (et-Tevbe 9/123) bağlamaktadır. Ona göre bu âyetler inince Resûl-i Ekrem, kendisine en yakın bölgede oturdukları ve Ehl-i kitap olmaları dolayısıyla hakka çağrılmaya en lâyık toplum sayıldıkları için Bizans’a karşı bir sefere karar vermiştir (el-Bidâye ve’n-nihâye, IX, 144; Tefsîr, IV, 132, 178).Yazının devamı.