Ali er-Rızâ (768-819) İsnâaşeriyye’ye göre on iki imamın sekizincisi.

Ali er-Rızâ (768-819) İsnâaşeriyye’ye göre on iki imamın sekizincisi.

20 Eylül 2019 0 Yazar: admin

Büyük bir ihtimalle 153’te (770) Medine’de doğdu. Doğum yılını 148 (765) veya 151 (768) şeklinde gösterenler de vardır. Babası Mûsâ el-Kâzım da Ebü’l-Hasan künyesiyle tanındığından Ali er-Rızâ, karışıklığı önlemek için Ebü’l-Hasan es-Sânî ve ayrıca Ebû Bekir künyeleriyle anılmıştır. Kendisine Sâbir, Râzî, Vefî ve Rızâ gibi çeşitli lakaplar verilmiş olup bunlar içinde en meşhur olanı, Halife Me’mun tarafından verilen er-Rızâ’dır. Halife bu lakabı ona ilim, ibadet, zühd ve takvâ gibi üstün meziyetleri dolayısıyla vermiştir. Kaynaklar, Ali’nin bu lakapla çağırılmaktan hoşlanmadığını ve sırf halifenin ısrarı karşısında bunu kabul etmek zorunda kaldığını kaydeder. Babası Mûsâ el-Kâzım, Şiî İsnâaşeriyye’nin yedinci imamıdır. Annesi ise Habeşistanlı veya Sudanlı bir câriye (ümmü veled) olup adı hakkında çeşitli rivayetler vardır (Sükeyne, Ümmü’l-benîn, Şehd, Neciyye, Necme, Şakrâ’ vb.). Çocuklarının sayısı ve adları kesin olarak bilinmemektedir. Sadece Muhammed el-Cevâd’ın onun oğlu olduğunda ittifak vardır. Ayrıca Hasan, Ca‘fer, İbrâhim, Hüseyin, Muhammed el-Kāni‘ ve Âişe adlarında daha başka çocuklarının bulunduğu nakledilmekteyse de bu bilgiler kesin değildir (bk. Muhsin el-Emîn, II, 13). Soyu, oğlu Muhammed el-Cevâd ile devam etmiştir.

Ali er-Rızâ Mescid-i Nebevî’de ilim meclisi kurup hayatını öğretimle geçirmiş, fetvalar vermiş ve ömrünün son yıllarına kadar siyasetten uzak kalmıştır. Ancak 816 yılında halife Me’mûn’un davetiyle Merv’e gitmesinden sonra, istemeyerek de olsa siyasete karışmıştır. Me’mûn, Ali er-Rızâ’nın Merv’e gelmesini sağlamak için Recâ b. Ebü’d-Dahhâk’i Medine’ye gönderdi. Merv’e gitmek üzere Recâ ile birlikte yola çıkan Ali er-Rızâ, sırasıyla Mekke, Kûfe, Nibâc, Basra, Erbuk, Horasan, Nîşâbur ve Serahs’a uğradı. Şiî rivayetlere göre Nîşâbur’da suyu az akan ve bugün Aynü’l-Kehlân adı verilen bir pınara uğrayınca suyu çoğalmıştır. Şiîler bu pınarı mukaddes sayıp hâlâ ziyaret ederler. Ali er-Rızâ Nîşâbur’da muhaddis Ebû Zür‘a er-Râzî ve Muhammed b. Eslem et-Tûsî ile karşılaştı ve onlara hadis rivayet etti. Merv’e ulaştığında kendisini iyi karşılayan Me’mûn, yakın çevresi ile sayıları 33.000’i bulan Abbasoğulları’nı topladı. Bunlara yaptığı konuşmada veliahtlığa Ali er-Rızâ’dan daha lâyık birini bulamadığını belirterek onu veliaht ilân etti (817). Önce bu görevi kabul etmek istemeyen Ali er-Rızâ iki ay direndiyse de sonunda Me’mûn’un ısrarına dayanamadı ve halife tarafından hazırlatılan ahidnâmeyi imzalamak zorunda kaldı. Daha sonra Me’mûn, sahih kabul edilen rivayete göre kız kardeşi Ümmü Habîbe’yi Ali er-Rızâ ile, kızı Ümmü’l-Fazl’ı da Ali er-Rızâ’nın oğlu Muhammed el-Cevâd ile evlendirdi; bayrağın ve askerlerinin üniformasının rengini Abbâsî rengi olan siyah yerine yeşile çevirdi; kendisinin ve Ali er-Rızâ’nın adını taşıyan altın ve gümüş paralar bastırdı. Me’mûn’un veliahtlığa Ali evlâdından birini getirmesi, özellikle Bağdat’taki Abbâsîler’in ayaklanmasına ve Me’mûn’u azledip amcası İbrâhim b. Mehdî’ye biat etmelerine yol açtı (817). Haberi duyan Me’mûn, yanında Ali er-Rızâ olduğu halde bir ordu ile Bağdat’a doğru yola çıktı. Tûs’un Nûkan kasabasına geldiklerinde Ali er-Rızâ fazla üzüm yemesi veya Şiî kaynaklara göre Ali b. Hişâm tarafından verilen zehirli bir narı yemesi, başka bir rivayete göre ise hizmetçinin hazırladığı ve bizzat halifenin sunduğu zehirli nar suyunu içmesi sonucu âniden hastalandı, üç gün sonra da öldü (29 Safer 203/5 Eylül 818). Ali er-Rızâ’nın ölümüne son derece üzülen ve göz yaşları döken Me’mûn, cenaze namazını bizzat kıldırarak onu babası Hârûnürreşîd’in yanına defnetti. Daha önce Tûs adını taşıyan bu yöreye, Ali er-Rızâ’nın hâtırasını yaşatmak için Meşhed adı verildi. Ali er-Rızâ’ya ölümünden sonra birçok mersiye yazılmış, sonraları kabri üzerine içi değerli madenlerle tezyin edilen bir türbe yapılmış ve burayı ziyaret etmek Şiîler’ce, günümüze kadar yaşatılan kutsal bir görev kabul edilmiştir.Yazının devamı.