Edirne Antlaşması (14 Eylül 1829) 1828-1829 Osmanlı-Rus savaşı sonunda imzalanan antlaşma.

Edirne Antlaşması (14 Eylül 1829) 1828-1829 Osmanlı-Rus savaşı sonunda imzalanan antlaşma.

30 Eylül 2019 0 Yazar: admin

Edirne Antlaşması ile sonuçlanan Osmanlı-Rus savaşının başlangıcı, 1821 Mora ayaklanması sonrası meydana gelen olaylarla yakından ilgilidir. Rumlar’ın ilân ettikleri bağımsızlığı destekleyen İngiltere, Fransa ve Rusya’nın müdahaleleri neticesinde bir Avrupa meselesi haline dönüşen bu ayaklanmanın ardından Rusya, Akkirman Antlaşması ile (7 Ekim 1826) Eflak-Boğdan ve Sırbistan imtiyazlarının genişletilmesini Osmanlılar’a kabul ettirmişti. Ayrıca bu üç devlet Bâbıâli’ye bir nota vererek Yunanistan’ın Osmanlılar’a tâbi fakat iç işlerinde bağımsız bir devlet olmasını istemişler, teklifleri reddedilince ortak donanmalarıyla Navarin’deki Osmanlı gemilerini batırmışlardı (20 Ekim 1827). Kendilerinden tazminat istenince de İstanbul’daki elçilerini geri çekmişler, Rusya ise Bâbıâli’nin yayımladığı bildiriyi bahane ederek savaş açmıştı (26 Nisan 1828).

Balkanlar’da ve Kafkaslar’da saldırıya geçen Ruslar Boğdan’a girdikleri gibi Anapa Kalesi’ni de kuşattılar. Bunun üzerine Bâb-ı Meşîhat’ta toplanan umumi mecliste Haremeyn müfettişi Keçecizâde İzzet Molla Rusya ile anlaşmayı önerdiyse de bu görüş kabul edilmeyerek harp ilânına karar verildi. Bu arada Ruslar Tuna’yı aşarak İbrâil’i almışlar, Anapa, Kars ve Ahıska’yı ele geçirmişlerdi. Savaş aleyhindeki lâyihasını II. Mahmud’a sunan İzzet Molla ise Sivas’a sürülmüş, barış isteyen Şark seraskeri Galib Paşa da Gelibolu’ya gönderilmişti. Öte yandan tam bağımsız bir Yunan devleti kurulması için üçlü yeni bir protokol imzalayan Rusya yeniden harekâta girişmiş, Silistre’yi ele geçiren General Diebitch Edirne’ye doğru ilerlemeye başlamış, doğuda Erzurum’u ve Faş’ı (Poti) alan Rus birlikleri Bayburt önlerine kadar gelmişlerdi. Fakat bu ilerleyiş iki cephede savaşan Rusya için kolay olmamış, arkalarının kesilmesinden korkan ve salgın hastalıklarda büyük kayıplara uğrayan Ruslar barış isteme gereğini duymuşlardı. Çar Nikola’nın ara buluculuğunu istediği Prusya Kralı Friedrich Wilhelm’in gönderdiği General Müffling’le yapılan görüşmelerden sonra toplanan “umumi meşveret”te Reîsülküttâb Pertev Efendi’nin aleyhte bulunmasına rağmen Şeyhülislâm Kadızâde Mehmed Tâhir Efendi’nin teklifiyle barış yapılmasına karar verildi. Bu arada İngiltere ile Fransa da devreye girmişlerdi.

Bu sırada Edirne önündeki Rus kuvvetleri herhangi bir mukavemetle karşılaşmadan şehre girmişler (22 Ağustos 1829), Kırklareli ile Lüleburgaz’ı da işgal etmişlerdi. Rus gemileri İstanbul Boğazı’na saldırırken Ege’deki bir filo da Çanakkale Boğazı’nı abluka etmişti. Bu durumda İstanbul’un savunulması için bazı tedbirler alınmaya çalışılmış, barış görüşmelerinin başlayabilmesi için Başdefterdar Mehmed Sâdık ile Anadolu Kazaskeri Abdülkadir efendiler temsilci olarak seçilmişlerdi. Kaynak yazının devamı.